Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Yazarlar

Yetenek.com köşe yazarlarımızın katkılarıyla zenginleşiyor. Yazarlarımıza değerli katkıları için teşekür ediyoruz.

Kelebeğin Verdiği Hayat Dersi

10-Nisan-2011
Hayatta birtakım zorluklarla başa çıkılmadan başarıya ulaşılamıyor. Dünya’nın genel kaidesi bu.Bu kaideyi hayatın her alanından sınırsız sayıda örneğe uyguladığımızda başarıların tesadüfi olmadığını görmekteyiz

Kelebeğin Verdiği Hayat Dersi;

 

“Bir gün kozada küçük bir delik belirdi; bir adam oturup kelebeğin saatlerce bedenini bu küçük delikten çıkarmak için harcadığı çabayı izledi. Ardından sanki ilerlemek için çaba harcamaktan vazgeçmiş gibi geldi ona. Sanki elinden gelen her şeyi yapmış ve artık yapabileceği hiçbir şey kalmamış gibiydi.

Böylece adam kelebeğe yardım etmeye karar verdi; eline küçük bir makas alıp kozadaki deliği büyütmeye başladı. Bunun üzerine kelebek kolayca çıkıverdi. Fakat bedeni kuru ve küçücük kanatları buruş buruştu. Adam izlemeye devam etti.Çünkü her an kelebeğin kantlarının açılıp genişleyeceğini ve bedenin taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu.

Ama bunlardan hiçbiri olmadı!

Kelebek, hayatının geri kalanını kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi.

Ne kadar denese de asla uçamadı.

Adamın iyi niyeti ve yardımseverliği ile anlamadığı şey, kozanın kısıtlayıcılığının ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten çıkmak için göstermesi gereken çaba, kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek içindi.

Bu sayede Hazreti Allah kozanın kısıtlayıcılığından kurtulduğu anda onun uçması için uygun bir yol seçmiş oluyordu.

 

 

 

Kendi namıma bu hikayeden almam gereken iki ders var diye düşünüyorum;

Çoğumuzun gözbebeği olan çocuklarımızı hayata hazırlarken fazla müdahaleci ve fazla yardımcı olmamız belki de tam tersi etki yapacaktır. Her konuda ebeveyninin desteğine ve yardımına alışmış çocukların ileride karşılarına çıkacak zorluklar ve problemler karşısında tek başına zorlukların üstesinden gelebilmeleri, problemleri çözebilmeleri bir hayli güçleşmektedir.

Onlara koşulsuz destekci ve yardımcı olalım derken belkide onlara zarar veriyor ve sosyal bağışıklık sistemlerinin gelişmesine engel oluyoruz.

Unutmayalım ki ömürleri boyunca onların yanında olamayacağız.  Kanatlarının gelişebilmesi ve zamanı geldiğinde uçabilmeleri için onlara destek olurken çok aşırıya gitmeden, hassas bir yaklaşım sergilemeliyiz diye düşünüyorum...

Hikayaden çıkardığım ikinci ders ise daha farklı, söyleki;

Hayatta birtakım zorluklarla başa çıkılmadan başarıya ulaşılamıyor.  Dünya’nın genel kaidesi bu.Bu kaideyi hayatın her alanından sınırsız sayıda örneğe uyguladığımızda başarıların tesadüfi olmadığını görmekteyiz.

”Herkes kadar çalışan herkes kadar olur.“ Ancak yıldız olmuş sporcuların, çığır açmış bilim insanlarının, başarısıyla rakiplerine fark atmış yöneticilerin hayat hikayelerine baktığmızda, daha en başta rahatı  terk edip, planlı, disiplinli ve çok çalışmayla bulundukları yerlere tırmandıklarını görürüz.

Onlara bakıp imrenirken acaba düşünür müyüz? Onlar çalışırken biz neler yapıyorduk? Onlar uykularından fedakarlık ederken belki biz mışıl mışıl uyuyorduk.Belki de.Televizyonun başında veya dost sohbetlerinde keyf yapıyorduk.

Başarı, inanıp çok çalışanın hakkıdır.Şans denilen sey olsa olsa başarı hikayelerinin yazıldığı sayfaların minik bir kenar süsü olabilir.

 

sefa.safi@yahoo.co.uk

 

Yetenek.com

Köşe Yazarları