Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Yazarlar

Yetenek.com köşe yazarlarımızın katkılarıyla zenginleşiyor. Yazarlarımıza değerli katkıları için teşekür ediyoruz.

Batının Derdi ;

14-Mart-2011
Göründüğü kadarıyla ilk tetiği halk çekti.Devamında ise silahın mermileri batıdan geldi ve gelmeye de devam ediyor.
İyi ama Batı, zaten uşakları olan bu diktatörleri neden gözden çıkardı?

Batının Derdi ;

 

2011’in en önemli konusu kuşkusuz Ortadoğudaki ayaklanmalar.

Bu konuda herkes birşeyler söylüyor. Kimi ardında batının olduğunu, kimi de artık halkların diktatörlerden bıktıkları için ayaklandıklarını söylüyor.Ancak yapılan yorumlar hep siyasi sebebe dayandırıldığı için izleyenlerin aklında şüpheler oluşuyor.

İsyan dalgasının en çok İsraili rahatsız ettiğinden hareketle, konuyu siyasi olarak irdeleyip yorumlamak insanları da kararsızlığa itiyor.

Çünkü Amerika için İsrailin güvenliği bu kadar önemliyken, mesela Mısır’da ilk günlerde tahir meydanındaki az ve kararsız kalabalığa müdahale etmemesi için Mısır Ordusuna bu emri Amerika neden verdi?

 

Göründüğü kadarıyla ilk tetiği  halk çekti.Devamında ise silahın mermileri batıdan geldi ve gelmeye de devam ediyor.

İyi ama Batı, zaten uşakları olan  bu diktatörleri neden gözden çıkardı?

Cevabı bulmak için siyasi gözlükler çıkarılıp bakıldığında  paradokslar ortadan kalkıyor ve taşlar yerine daha güzel oturuyor. Şöyleki;

Kısa zaman öncesine kadar güney Amerika’da bulunan diktatörlükler de birer birer devrilip yerini demokrasilere bıraktı. Diktatörler ve çevrelerindeki kişiler ülke varlıklarını acımasızca zimmetlerine geçirdiklerinden halklar genel itibarıyla fakirdi.

 

Ancak görünmeyen bir el sebebiyle bu diktatörlükler yerini demokrasilere bıraktığında ülke varlıkları ve gelirler daha adil paylaşılır oldu.

 

Kapitalizm de yeni pazarlara, tüketime hazır milyonlara kavuşma imkanı buldu.

Kapitalizm tüketime hazır milyonlara hem mal sattı, hem de tületime alıştırıp bilahare faizle kredi vererek bir de o insanların önlerindeki 30-40 yıllarını da borçlandırdı.Hem mal, hem para sattı.Bir taşla iki kuş vurdu.

 

Kapitalizmin beşiği sayılan ABD ,İngiltere ve Batı Avrupa ülkelerindeki milletler tüketim çılgınlığı sayesinde zaten çok uzun yıllardır donlarına kadar borçlandırıldılar.Mesela orta tabaka bir İngiliz vatandaşının maaşı bankaya yattığı gün alacaklılarının hücumuna uğrar.Çünkü ilk etapta cebindeki alınmış, daha sonra da yaşam boyu borçlandırılmıştır.Kendi milletlerini bu şekilde soyan kapitalizm daha sonra kalan dünya milletlerini de soymak için Küreselleşme planını devreye sokmuştur.

 

Büyük Ortadoğu Projesi ise kapitalizmin denizaşırı soygunculuğunun Güney Amerikadan sonraki ikinci büyük bölgesel dalgasıdır. Çünkü Ortadoğuda demokratikleşme isteyen Batının gözü bu ülkelerin petrol gelirlerindedir.Batının demokrasi isteği aslında bir hikayedir.

 

Diktatörlerin milyarları batı bankalarındadır. Ama bu milyarlara faiz ödeyen batı, bu milyarları efektif olarak kullanamamaktadır.Ancak petrol gelirleri biraz daha adil paylaşılsa batı için inanılmaz  büyük bir pazar doğacaktır.

Kapitalizmin her zaman yeni pazarlara ihtiyacı vardır. Onun için de demokrasi isteği bir vasıtadır

Başta da söylediğimiz gibi bu isyanlara ancak ekonomik gözlükden bakıldığında taşlar yerine oturmaktadir. Özgürlük ve demokrasi paravandır.

 

sefa.safi@yahoo.co.uk

 

Yetenek.com

Köşe Yazarları