Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Bilgelik Kitapları

En değerli tarafınız ruhani yönünüzdür. Dr. Muhammed Bozdağ'ın kaleminin özgün, ilginç, şaşırtıcı, ruhani, duygusal ve sürükleyici üslubunu keşfedin: Yüzlerce baskıya ve yüz binlerce okuyucuya kavuşan kitaplar... Düşün ve Başar, Ruhsal Zekâ, İstemenin Esrarı, Yeni Sonsuzluk Yolculuğu ve Yeni Sevgi Zekâsı...

Olumlu Düşünmeye Alışarak Güçlenin!

21-Şubat-2011
Düşün ve Başar'dan: Psikolojinizi güçlendirmek için olumlu düşünmeye alışma yollarını keşfedin!

 Olumlu Düşünmeye Alışarak Güçlenin!

Dr. Muhammed Bozdağ

Hayatınızı daha enerjik, canlı, zeki, üretken, sağlıklı ve huzurlu yönetmek ve gerilimlerinizigidermek istiyorsanız, yapabileceklerinizden biri, hayatınızın psikolojik yükünü azaltmanızdır. Bunun yollarından biri olumlu düşünmektir.

Olumlu düşünceler, olaylardan olumlu duygular üretir. Olumlu duygular da sinir sistemimizi güçlendirir, sağlığımızın, cesaretimizin, zihinsel etkinliğinizin güçlenmesine, sosyal hayatımızın canlanmasına ve daha mutlu hissetmemize yol açar.  

Olumlu düşünmek; acıdan zevk çıkar­mak, yenilgiyi zafere dönüştürmek, kayıptan kazanç elde etmektir. “Bu acı beni kahredecek.” derseniz, o acı sizi gerçekten kahredebilir. “Bu acıdan aldığım dersle sorunların üzerine gideceğim.” derseniz, sorunlarınızı daha kolay çözersiniz.

Olumlu olayların olumlu yönlerini görmeyi herkes başarır. Esas tuzak olumlu olayları olumsuz görmek veya olumsuz olayların olumlu yönlerini keşfedememektir. Olumlu düşünmenin muhteşem gücünü geliştirmek için  Düşün ve Başar’ın ilgili bölümünde yer alan aşağıdaki önerileri rutin egzersizleriniz haline getirebilirsiniz: 

-Olumsuzlukların Gelecekteki Faydalarını Keşfedin:  Olumsuzluklarınıza odaklanıp üzülmek ve kendinize kahretmek yerine, acısını azaltmaya ne dersiniz? Öyleyse sorun: Yaşadığınız olumsuzluğun gelecekte ne gibi faydaları olabilir?

Hatırlayın ki büyük başarıları ateşleyen ne­denler, kendilerinden önce gelen büyük başarısızlıklardır. Büyük zevkleri tattıran nedenler, kendilerinden önceki büyük acılardır.

Birçok yorucu işe, dinlendirici meyvesi uğruna koşarız. Doğum san­cısını unutturan, getirdiği hayatın azizliğidir. Her acılı olaydan zevkli bir ders çıkarabiliriz.

Yıllar süren hastalıklarım üzerinde şöyle düşünüyordum: “Benim suçum ne? Niçin bu hastalık beni bırakmıyor? Bu hastalık yüzünden ders notlarım düşüyor. Hastalık yüzünden gülemiyorum, sevemiyo­rum, sevinemiyorum. Hastalık yüzünden her şeyden nefret ediyo­rum. Hastalık lanet bir musibet.”

Üniversiteden mezun olduğumda şöyle dü­şünmeye başladım: “Hastalık sayesinde yaşamanın güzel­liğini, önemini daha iyi kavrıyorum. İdrakimin geliştiğini, olgunlaştığını hissediyorum. İlerde büyük işler yapabilmem için zorluklara dayanabilecek bir iradeye ihti­yacım var. Merhametli Mevlâ beni bu hastalıkla eğitiyor. Ayrıca hastalık sayesinde bu dünyada misafir olduğumu anlıyorum. Böylece, sonunda mutlaka ulaşacağım Evrenin Hâkimi’nin huzuruna hazırlanıyorum. Üstelik hastalık, geçmi­şimdeki kusurlarımın temizlenmesi için bana gönderilen güzel bir hediyedir.

Karıncalarını aç bırakmayan şefkatli Yaratıcı’nın, Hz. Eyyûb (as) gibi sevdiği bir peygamberini on yıldan uzun süre hastalıkla eğitmesi -hâşâ- acımasızlık olamaz. Bütün annelerin kalplerini şefkatle dol­duran Sınırsız Sultan’ın merhameti sonsuzdur. Bize acı çektiriyorsa, zevkli bir kavrayış kazandırmak istiyordur.

Uçurumun kenarına gelen koyun sözlü uyarıları dinlemeyince, ço­ban onu çubukla uçurumdan uzaklaştırır. Hastalık sayesinde kalp kır­maktan, hak gasp etmekten, isyan etmekten kurtuluyorum. Demek ki beni koruyan şefkat, uçurumdan uzak durmamı sağlıyor.”

Olumsuz düşünceler yüzünden hastalığımın acısı on kat şiddetle­nirdi. Olumlu düşüncelerle hastalığımın acısı ondan bire indi. Dahası hastalığı sevmeye başladım. Çok geçmeden hastalık sessizce kaybo­lup gitti. Bu yüzden hastalandığımda, bazen ağlamaklı bir çaresizlikte kalakalıyorum. Acı çektirdiği için hastalığı istemiyorum. Fakat kalbi­me kattığı coşkuları ve beni Yaradan’a yakınlaştırışını hissedince de, hastalıktan kurtuluşu hüzünlü bir vedalaşmaya dönüştürüyorum.

Olumsuzlukların  Şimdiki Faydalarını Keşfedin:  Belki de yaşadığınız kaza, ihanet, engel, tam da şimdi sizi bir kötülükten koruyor olabilir ve tam da şimdi size hayati ders veriyor olabilir. Ya da siz ondandan şimdi bir şekilde yararlanabilirsiniz. Nasıl?

Hatırlıyorum, 1989 yılında Ankara’nın Sıhhiye Köprüsü’nün altında otobüs bekliyordum. Bekleyişim kırk dakika sürdü. Sinirlerim gerildi. Kafese kilitlenen esir gibi yerimde dolaşıp durdum. Omuzlarım, boynum, vücudum gerildi. Söylendiğimi gören insanlar belki de aklımı kaçırmak üzere olduğumu düşünüyorlardı.

Aniden zihnimde önemli bir düşünce hissettim: “Şu anda sabrım güçlendiriliyor. Gelecekte üstleneceğim işlerde sa­bır ve tahammül gücüne ihtiyacım olacak.” Sadece büyük sabrı olanlar, zorlayıcı işlerin üstesinden gelebilir.

Nasıl rahatladığımı, nasıl sevindiğimi anlatamam. “Madem beklemem gerekiyor; bari zamanımı faydalı düşüncelerle ve planlarla doldurayım.” dedim. Zihnim hemen ideallerimle ilgili planlarla doluverdi. Bir dakika sonra otobüs geldi. Oradaki küçük dü­şünce tüm günümdeki duygularımı ve enerjimi değiştirdi. Nasıl deği­şebileceğinizi görebiliyor musunuz?

Otomatik Olumsuz Düşüncelerinizi Keşfedip Düzeltin:  Bir çok insan akıl okur gibi, falcı gibi sürekli olumsuz tahminde bulunur, hayata gereksiz ve delilsiz yere karamsar pencereden bakar. Böyle bir huyumuz varsa aklımıza ge­len birçok olumsuz anlam asılsızdır; hayalîdir, yanılgıdır. Farkına varmaz­sak kalbimiz ezilir, gereksiz yere enerji kaybederiz:

Türkiye Büyük Millet Meclisi asansörlerinin birinde, uzun boylu bir milletvekiliyle karşılaştığım bir günü hatırlarım. Asansördeki boy aynasına baktığımda, uzun bir insanın yanında kısa kaldığımı düşün­düm. Üzüldüm. Asansörden indiğimde aniden geri döndüm ve ayna­da kendime bakarak “Yakaladım seni!” dedim.

O anda, cumhurbaşkanıyla 1985 yılında çalışma odasının girişinde, omuz omuza çektir­diğim bir resmi hatırladım. Benim boyumda biri cumhurbaşkanı bile olabilirdi. Ayrıca kısa boylu olsam ne çıkar. Kim buna dikkat ediyor? Kısa boyluluk kimi, niçin küçültsün? Küçük bir kedi bile kendi boyuyla güzeldir. Bir dizi olumlu düşünce üreterek kendimi çelik gibi güçlü hissettim.

Yaradılışınız itibarıyla çirkin değilsiniz. Potansiyel yetenekleriniz kimseninkinden aşağı değildir. Siz kuşlardan, balıklardan, okyanus­lardan, dağlardan, bulutlardan önemlisiniz. Sizi yaratan, “Biz insanı en mükemmel surette yarattık!”6 buyurdu. Dünyanın parçalanmasını, masum bir insanın öldürülmesinden önemli sanıyoruz. Oysa, Evrenin Hâkimi’ne inanan bir insanı öldürmek, O’nun katında “… dünya­nın yok olmasından daha büyük bir olaydır.” Bağlandığınız Allah’ın size tüm dünyadan fazla değer vermesi, evrende­ki varlığınızı sevmenize yetmez mi? Değersizlik saplantısı Evrenin Hâkim’ine bağlanamayanların belasıdır.

Olumlu Anlamlar Üzeride Düşünmeyi  Otomatikleştirin: hayatınızdaki her şey kötü olamaz; en az kötüler kadar ve hatta daha fazla iyi olaylarınız, vasıflarınız ve deneyimleriniz vardır. Siz daha çok hangileri üzerinde düşünmeyi seçiyorsunuz?

Olumsuz olayların bile içerisinde keşfinizi bekleyen olumlu anlamlar gizlidir. Olayların olumlu ve olum­suz yönleri iç içedir. Aynı olayın birkaç tarafı iyi, birkaç ta­rafı kötüdür. Kötü taraflar da iyi taraflar da zihninizi dol­duracak kadar çoktur. Çocuğunuz belki tembeldir; ama ahlaklıdır. Belki göremiyor; fakat duyabiliyor. Hava çok sıcak; ancak fazla nemli değildir. Çiçek kötü kokuyor; ama görünümü güzeldir. Otobüs gürültülü olsa da hızlı ulaştırıyordur. Hayatınızın olum­lu taraflarını daha çok düşünürseniz, hem huzurunuz hem de performansınız katlanır.

Edison, yaptığı yüzlerce deneyin her biri bittiğinde, “Bugün elektrik ışığı üretemeyen yeni bir yol keşfettik.” dermiş. Başarıyla bitmeyen her deney, bizi başarıya bir adım daha yaklaştırır. Çünkü hedefe ulaş­tırmayan deneyler, nasıl başarılamayacağını göstererek hatalı alter­natifleri azaltır.

Görüyorsunuz… Duygu dünyanızı ve ruh halinizi düşünce tercihlerinizle belirliyorsunuz. O hayat bir şekilde geçecek. Bir insan zindanda bile mutlu olabilirken, siz özgürce seğirttiğiniz yeryüzünde neden mutsuz olasınız.  Siz de ve hayatınızdaki çoğu şeyler de güzelsiniz, değerlisiniz. Öyleyse olumlu taraflarınıza bakmayı alışkanlığa dönüştürün. Zihniniz olumlu yönleriniz keşfetmekle meşgul olsun.

 

Yetenek.com

Köşe Yazarları