Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Muhammed Bozdağ

Muhammed Bozdağ, Yazılar, Röportajlar, Duyurular, Açıklamalar, Haftanın Konusu...

Huzurlu başarının sırrı nerede?

29-Aralık-2010
Paylaşım Dergisinin Bozdağ ile roportajı.. Maneviyatın, doğal çevrenin, manevi zevklerin ve hayatınıza anlam katmanın yaşantınızdaki etkisi...

 

Paylaşım Dergisi

Cevaplayan: Dr. Muhammed Bozdağ

 EĞİTİM VE KİŞİLİK ARKAPLANI

1-Kitaplarınızdan sizi tanıyoruz. Biz daha öncesini de öğrenmek istiyoruz. Siz bu noktaya hangi aşamalardan geçerek geldiniz. Geçmişinizden ve aldığınız eğitimden bize bahseder misiniz?

Daha çok yazar kimliğimle tanınıyorum. Çeşitli yan vasıflar kazanmamı sağlayan bir kariyerden geçtim. Dolaysıyla yazarlık yanında ana hatlarıyla, eğitimciyim, yasama uzmanıyım, kamu yöneticisiyim, siyaset bilimi doktoruyum, radyo ve televizyon sunucusu, vakıf kurucusu ve üç çocuk babasıyım. Akademik kariyerimi ve bürokratik deneyimimi Türkiye’de kazandım. Kısa süreli araştırma ve eğitim amaçlı çeşitli yabancı ülkelerde bulundum. Sosyal bilimler okudum, ancak fen bilimlerine ilgimi korudum. Din, felsefe, sağlık, psikoloji, iletişim ve etkili öğrenme al

anlarıyla ilgilendim.

Arka planımda fakir ve çileli bir çocukluk geçmişi var. Şartlarım ve zorluklarım beni sürekli kendimi aşmaya, engellerimden sıyrılmaya ve kurtulmaya zorladı. Araştırdım, okudum, dinledim. Dert dinlemeyi ve çözüme yardımcı olmayı sevdim. Bu tavır seminer guruplarına katılımdan, eğitim etkinliklerine, radyo konuşmalarından televizyona adım atmanın yolunu açtı.

Yatılı lise, ODTÜ, Hacettepe ve Gazi üniversiteleri çizgisinde tamamlanan biçimsel eğitimin ardında kimi özel eğitimlere katıldım. Bugün kendimi ifade etmeye çalıştığım kimliğin arka planını hayatımı bir okula dönüştürerek edindim. Muhteşem tarafı şu: Çocukken köyümde çöplerden atılmış kitaplar arardım. Şimdi bilgiye ve dolaysıyla yeteneğe ulaşmak inanılmaz kolaylaştı. İyi öğrenmek ve gerçekten gelişmek için üniversite okumanız bile şart değil. Çok sayıda kitap, CD, seminer, eğitim programı ve nihayet internet sayesinde her türlü bilgiye anında ulaşabiliyorsunuz. 

MANEVİYATSIZ GELİŞİMDEN HUZUR DOĞMAZ

2-Manevi gelişim, kişisel gelişim öğretisine bir alternatif midir, yoksa kişisel gelişim de farklı bir bakış açısı mıdır? Bize Manevi gelişimle neyi kastettiğinizi anlatabilirsiniz?

Manevi gelişim kişisel gelişimin ölümsüz versiyonudur; ahlak gelişimidir ve en üstün ahlak da ilahi ahlaktır. Dünyayı ve ahireti kuşatan içiyle dışıyla, gizlisiyle açığıyla sonsuza dek onurlu hissettirecek ahlaktan söz ediyoruz.  Kişisel gelişim kavramı yeni olabilir, fakat insanın gelişim çabası ilk insan kadar eskidir.

Yirmi yıl önce üniversiteyi bitirdiğimde, daha fazla yaşayamayabileceğim zannıyla vasiyetname yazmıştım. Bir gün herkesin bildiği bir gerçeği çok derinden kavradım. Bu hayat çok kısa. Herkes her an ölebilecek yaştadır. Öyleyse öyle bir başarı modeli tanımlayalım ki hem varlık/yokluk içindeki herkesi hem de dünyayı ve ebediyeti kuşatsın. Bu modelin 14 asır önce Hz. Muhammed’in (asm) insanlığa öğrettiği iman esasları olduğunu yeniden keşfettim.

Rotanızı, duraklarınızı, hazırlığınızı ve hedeflerinizi yolunuzun uzunluğuna göre belirlemez misiniz? Yan mahalleye gidenle dünya turuna çıkanın hazırlık planı bir olur mu? Ateşe verip yakacaksanız muhteşem bir bahçeyi neden düzenlersiniz? Hayatınızın üçte biri dünyaya tutunmakla geçiyor. Tam tutunduğunuzu sandığınızda da sizi alıp götürüyorlar. Bu nedir? Kendimize gelelim.

Manevi gelişim birey olarak bizi, toplum olarak hepimizi hem dünyanın tümünde ve hem de sonsuz ahirette huzurlu, başarılı ve saygın kılacak gelişimdir. Gerçek ve daimi huzur dengededir. Dünya ve ahiret kanatlarını birlikte çırpacaksınız. Başarısız bir dünyayla iyi bir ahiretiniz olmaz. Başarısız ahiret de dünyadaki tüm çabalarınızı boşa çıkarır. Öldüğünüzde öteye gerçek değerlerle gitmek istiyorsanız var oluş misyonunuzu yüksek bir ahlakla kurgulamalısınız.

Bugün insanlık bunalımda ve çılgın bir gerilim giderek artıyor. Depresyon patlamaları yaşıyoruz. Ölen bir bedenin dağılması gibi insanlık hızla parçalanıyor. Boşanmalar, uyuşturucu, bireyci zevkçilikler, birbirinin başına basıp yükselme çabaları ürpertici bir utançla yayılıyor. Nedeni maddeci gelişimcilikten başka nedir?

Manevi gelişim hayata çok büyük bir anlam vermekle başlar. Din felsefesi sayesinde insanın bir hayvan değil, meleklerin saygı duyup yeryüzünün itaat ettiği en muhteşem ilahi sanat eseri olduğunu anlarsınız. Ardından insanın ruhlar âleminden anne rahmine, oradan kabir hayatına kıyamete, dirilişe, hesap gününe ve hesaplarını verebilirse sırattan inşallah cennete davet edilen bir sonsuzluk yolcusu olduğunu kavrarsınız. Bu açıdan kitaplarımız arasında en çok Sonsuzluk Yolculuğu’nu önemsiyoruz. Böyle bir yola çıkmışsanız gelişimciliğiniz muhteşem ilkelerle biçimlenir:

Bir işi bitirince hemen diğerine koyul. Erken yat, erken kalk. Dünyada sadece tadacak, şükredecek, sonsuz şekillerine talip olacak kadar beslen, gezin, eğlen. Gerisinde üretmeye, yeteneklerini geliştirmeye ve iyiliklere adan. Dünyayı misafirhane bil.

Takdiri insanların alkışında değil Allah’ın rızasında ara. Dünyada biriktirdiğin mallarla değil, ahirete gönderdiğin iyiliklerinle onurlan. Dışardan iyi görünmekle yetinme, kalbini dinleyen Allah’ın huzurunda içten iyi ol. Sakin ol, sevgi duy, dua et. Hayattaki ilahi ihtişamı düzenli oku. Eline, beline, diline hükmet. Nefsinden ve şeytandan kaçın. Kendini ve çevrendekileri sev, say. İnsanlarla birlikte doğanın, bitki ve hayvanların onuruna saygı duy, çıkarcı değil adil ol. Varlığını cennete taşıyacak büyük ahlak yolculuğunda ilerle.

HUZURLU BAŞARININ SIRRI DOĞAL ÇEVREDE GİZLİ

3-NLP’den spritüel öğretilere kadar kayan geniş bir kişisel gelişim literatürü oluştu. Bir ara kuantum fiziği ve aynı mantıkla yazılan “Secret” gibi düşünceler gündeme geldi. Siz, manevi gelişim derken insanın düşebileceği yanılgıların da altını çiziyorsunuz. Peki özünde, insanın dünya için, örneğin kariyer için, örneğin daha güzel bir yaşam için daha çok çalışmasına karşı mısınız?

Kısmen tekrar etmiş olacağım: Merhametli Mevla’nın sevdiği insan cahil, tembel, pısırık, iş bilmez, işe yaramaz, dağınık, düzensiz, sorumsuz insan değildir. Manevi gelişim yolcusu, işe Allah’ın iki emriyle başlar: “Yaratan Rabbinin adıyla oku. Bir işten sıyrılınca hemen diğer işe koyul.”

Özgeçmişimdeki işleri bana gelişim anlayışım yaptırdı. Yeterince okuyamadığım, yazamadığım, üretemediğim günün akşamına evime üzgün giderim. Yazık oldu, hazinelerden değerli bir günü verimsiz harcadım diye ah ederim. Hatta bu yüzden abartı gelebilir, ağladığım da olur. Ömrümüz bugündür. Bugün tam verimli çalışmadıysam ömrümden dev bir sahneyi çöpe atmış olurum.

Sırrı anlamak için doğaya bakın: Karınca beline balyoz gibi düşecek bir yağmur damlasıyla ölebilir, bir sel onu alıp götürebilir. Buna rağmen o her gün ölümüne çalışır. Bir sel yuvasını darmadağın etse, yarım saat sonra çıkıp tamire başlar. Sonsuzluğa inanan, cennet servetinin dünyadan taşınacağını bilir:  Para kazanmalı ki zekât versin. İlim öğrenmeli ki öğretsin. İmanını geliştirmeli ki kendini ve çevresini cennete çağırsın. Üretmeli ki halka yük  olmasın.  Cennetin yolu hakkıyla inanıp dosdoğru olmaktan geçer. Bunu dünyadan el etek çekerek başaramazsınız. Ayrıca bunu dünyaya taparak da başaramazsınız.

BATININ MADDECİ/ŞEKİLCİ KİŞİSEL GELİŞİMİ DERİNLİKSİZ

4-Dale Carnegie’den günümüze kişisel gelişimde neler değişti? Carnegie’ın kişisel gelişim yaklaşımına da karşı mısınız?

Üniversite’de Carnegie’nin kitaplarını okurken bazı dostlarım alay ederlerdi. Alaycılık zavallılık işaretidir. İçine kapanık, çekingen ve yalnız yetişmiş bir çocuk olarak açıkçası etkilendim. Şimdi önümüzde dev bir literatür var. Kişisel gelişim çoğunluk gibi beni de ilk anda etkiledi. Anadolu’nun saf gençliği ansızın sistemli çabalarla malın, makamın şanın şöhretin zirvelerine çıkabileceğini öğrendi. Kişisel gelişim paketinden gelen her şeye  güvendik ve kalbimizin kapılarını Batı kültürüne tamamen açtık. Birden Hollywood filmlerinin sinema seyircisine yaptığını kimi kişisel gelişim kitaplarının okuyan gençliğe yaptığını fark ettik. Gelişelim derken gevşiyorduk. Bireyci, zevkçi, bencil, empatisiz, içten pazarlıkçı, kolay ve ucuz başarıcı bireylere dönüşüyorduk.

Dahası zaten bu kitapların Batının sorunlarını çözmediğini, Batıyı daha da çözüp dağıttığını fark ettik. Batı obezlikle, uyuşturucuyla, eşcinsellikle ve giderek artan daha başka bir çok sorunla boğuşuyor. Gerçi Batı da maddeci ahlakla toplumu geliştiremediğini gördü. Hindistandan kimi uzak Afrika yerlilerine kadar İslam’dan uzak yerlerden devşirdikleri felsefelerle ahlak pazarlamaya çalışan eserler de çıkardılar. Hiç biri insanlığın aradığı ideal model değil.

Batı kültürünün Truva atlarından olan güçlü kişisel gelişim rüzgârına karşı durursanız altında ezilir, savrulursunuz. Öyleyse biz de kendi gelişimimizi üretelim. Hz. peygamber’in (asm) öğretisinden ders alan Mevlana’nın, Yunus’un, Hacı Bektaş’ın Anadolu’ya öğrettiği yüksek ahlakla yeni kişisel gelişim yaklaşımları örelim.

Ben Carnegie tarzı yaklaşımları genelde yararlı bulurum. Her alanın bir hızlı ve etkili gelişim adabı vardır. İletişimin, liderliğin, öğrenmenin etkinliğini dersler üzerinden arttırabilirsiniz. Bu tür eserleri aşağılamak akıllılık olmaz. Hikmeti bulduğumuz yerde almalı ve gerekirse ayıklamalıyız. Esas facia bu tür eserlere secret’in yaptığına benzer belalı felsefelerin yamatılmasıdır. Tehlike bu tür eserlerin satır aralarına giren insanı ilahlaştırıcı, bencilliği, bireyciliği, ucuzculuğu teşvik eden yıkıcı boyutlardır. Allah korkusu, sevgisi ve ahiret inancı taşırsanız ilişkileriniz geçici, maddi ve çirkin dünyevi çıkar bariyerini aşar. Yüksek bir duygudaşlık, adalet, merhamet, iyilik ve sabır ahlakı geliştirirsiniz.

KISA SÜRELİ MADDİ ZEVKÇİLİĞİ DEĞİL ÖLÜMSÜZ MANEVİ ZEVKLERİ ARAMALIYIZ

5-Batıyı maddeciliğe odaklanmakla eleştiriyorsunuz. Ama maddeden kurtulup manevi alana odaklandıklarında da bizim dünya görüşümüzle çatışan şeyler ortaya çıktığı için eleştiriyorsunuz. Bu durumda, doğu ve batının, daha doğrusu Müslümanların kendine özgü bir yaklaşımı olması gerektiğini mi savunuyorsunuz. Ve bu yaklaşımın batıdan koptuğu kritik nokta nedir?

Sorunuzda sanki bir çelişki var. Anladığım kadarıyla cevaplayayım: Maddeye odaklanmak Allah’ın doğasını keşfetmektir. Batı’nın sorunu, doğayı Yaratan Allah’ın adıyla değil de tesadüflerin, evrimlerin, inkârların adına araştırmasıdır. Müslüman atalarımız bir zamanlar bilimin en önündeydi ve ilk büyük keşifler Müslüman âlimlere aittir. Prof. Fuat Sezgin hocanın ortaya çıkardığı İslam bilim tarihinde bu ihtişamı görebilirsiniz.

Şunu söylüyorum: Başarılı toplum ilmi, ekonomik, sosyal ve cinsel ahlak üzerine kurulur. Ayaklardan birini çökertirseniz toplum tümden çözülür. Batı, aydınlanmanın ardından bilime adeta taparken Müslümanlar bilim fetretine girdiler. Dahası İslam idrakinin dengesi kaçtı. Sadece cinsel ahlakı korumaya odaklandık, bilimsel, ekonomik ve sosyal ahlakta geriledik.

Batı ansızın güçlü bir medeniyet kurunca da geri kalmışlığımızı gidereceği zannıyla ne varsa Batı’dan devşirdik. Bünyemiz iyice bozuldu. Batı eğer kurduğu iş ve ticaret ahlakına, iman aracılığıyla cinsel ve sosyal ahlakı ekleyebilse süper güç kimliğini korur, geliştirir. Batı sosyal devlet kurdu ama sosyal ahlak geliştiremedi. Orada insanlar yapayalnız. Cinsel ahlak zaafı aileyi ve nesli çökerttiği için ekonomi de çökmeye mahkûmdur. Böyle giderlerse elli yıl sonra geride hayalet şehirler bırakırlar. Bizim de yaşanan çözülmeden kurtulup topyekün ayağa kalkmamız, ilmi, ticari, sosyal, cinsel her alandaki ahlakımızı korumamıza bağlıdır.

6-Maddeciliğe önplana çıkartmayan, sadece maneviyatı önplana çıkartan bir kişisel gelişim yaklaşımı bu coğrafyada yaşayan insanları geride bırakmaz mı? Teknoloji’de, ticarette ve eğitimde daha ileri bir toplum yaratmak için biz ne yapmalıyız?

Öncelikle ben sorunuzun ima ettiği dengesizliği savunmuyorum. Ben ne bir dağlara çıkmış dervişim ne de Amerikalı Amishler gibi teknoloji düşmanıyım. Sırf maddecilik de toplumları geri bırakır sırf maneviyatçılık da. Madde/mana dengesinin yolundan gitmeye çalışıyorum. Değerlerinizle birlikte hem de daha köklü ve kalıcı şekilde gelişebilirsiniz.  Değerlerinden taviz vermeyen Japonlar, onca yokluk içindeyken bile nasıl bu denli zenginleştiler? İspanyada tarihin en parlak medeniyetlerinden birini kuran Endülüs İslam medeniyeti maneviyatsız mıydı? Dünyaya hükmetmeye başlayalı daha elli yıl olduğu halde bugün ABD çevresine kan kusturuyor. Maneviyatsız olsaydı Osmanlı üç kıtanın üç büyük dinden topluluklarına üç asır boyunca barış ve esenlik taşıyabilir miydi?

HAYATINIZA ANLAM KATIN VE KENDİNİZİ YÖNETİN

7-Ailelere ve gençlere, kendilerini geliştirmeleri, sinik ve asosyal insanlar olmamaları için nasıl bir gelişim yolu tavsiye ediyorsunuz?

Önce hayatınızın yönetimini ele geçirin. Nefsinin esaretindeki insanın başarı yolculuğunda bocalaması kaçınılmazdır. İşe asgari beceri temeliyle girişmelisiniz: Yani erken yatıp erken kalkmaya, düzenli yürüyüşe/spora, doğal ve dengeli beslenmeye alışkınsanız, madde bağımlılığınız yoksa enerjik ve iradeli olursunuz. Ailelere gelince, özgüvensiz çocuklar psikolojisi bozuk anne babanın eseridir. Çocuklarınıza yetki, fırsat ve sorumluluk vermeli, dengeli gözlemeli,  takdir ve eleştiriyi de dengeli kullanmalısınız.

Gençler de gelişmenin kaçınılmaz dörtlüsünün okumak, dinlemek, gözlemek ve yapmaya girişmekten  geçtiğini bilmelidir. Zamanın bir kısmında iç dünyanızı, bir kısmında da dış dünyanızı dinleyin. Okumayan, düşünmeyen, konuşmayan cahil ve hatta düşük zekâlı kalır. Bilgi ve yetenek çağındayız. Geliştireceğiniz kişisel yetenekleri listeleyin. Bir gökdelen inşa eder gibi sabırlı çalışmalarla gelişin. Ortalamanın altında kalırsanız gözden kaybolabilirsiniz. Yabancı milletlerle yarışın. İnsan ilişkileriniz ise liderliğinizin zirvesi olsun. İlişkileriniz ne kadar iyiyse yeteneklerinizin çevreye etkisi o kadar katlanır.

Kendimizi tanımamız ve potansiyel yeteneklerimizi keşfetmemiz çok önemli. Aklı sağlıklı doğan herkesin müthiş bir deha potansiyeli vardır. Çabanız sizi hem dahi ve hem de yetenekli yapabilir. Başarı bedava değil, ucuz da değil. Başarı gerçekten bedel ister. Bazen ağlamak, bazen üşümek, bazen kıskaçlık ve ihanet altında inlemek gerekir. Her şartta sonuca gitme sabrını ve azmini göstermek çok önemlidir. 

 http://www.turkiyefinans.com.tr/tr/hakkimizda/_pdf/paylasim/turkiyefinans_paylasim_sayi15.pdf

 

Yetenek.com

Köşe Yazarları