Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Muhammed Bozdağ

Muhammed Bozdağ, Yazılar, Röportajlar, Duyurular, Açıklamalar, Haftanın Konusu...

Turnalar gibi yaşasaydınız, heyecanlanır mıydınız?

29-Aralık-2010
Muhammed Bozdağ'ın kaleminden... Turnalar metaforuyla bakınca başarı nasıl görünür? Göçmen kuşların başarısının sırrı nedir? Öylesine yüksekten, erkenden, enerjik ve sağlıklı uçmayı nasıl başarırsınız?

  Muhammed Bozdağ

 Başarı Ufkunda Uçan Turnaların Türküsü

 Geleceğinizi yükselten başarı huzur ve güven sizi nerede bekliyor? Bugün verdiğiniz kararların kaçı mutluluğunuza hizmet ediyor? Allı turnalar gibi başarı yolunda uçuyor musunuz? Ufuklarda uçabilseydiniz neler başarırdınız? Sağlıklı, üretken, enerjik, başarılı yaşamanın sırlarını nasıl sıralardınız?

 

 

Trabzon’daki köyümüzden İnebolu’ya göç ettiğimiz parasız yatılı lise yıllarımızı hatırlıyorum. Belletmenimiz sınıfımızı erkenden uyandırıp koşuya çıkardı. Sonbaharın sararttığı ağaçların arasında koşarken, ufkun kızıllığında uzanan turnaların uçuşunu izledim. Çoluk çocuk kim bilir kaç gecedir ötelerde uçuyor, davet edildikleri bahar bahçelerine varıncaya değin konup göçüyorlardı. Koşudan dönen askerlerin dağlarda dalgalanan “yaylalar” temposuna, turnaların kırık kalbimde çınlayan türküsü karıştı:“Allı turnam bizim ele varırsan, şeker söyle, kaymak söyle, bal söyle.”

 

Siz ve biz hepimiz turnalar gibi hayat yolcusu değil miyiz? Onlar baharı gözlüyor, bizse cenneti özlüyoruz. Hayatımız konup göçmekle geçiyor. Hayata, başarıya, huzura turnaların gözünden bakarsanız ne görebileceğinizi düşündünüz mü?

 Dünyaya turnalar gibi kondunuz. Mevsimler bebekliğinizi hızla yaşlılığa taşıyor. Şehirler, evler, arkadaşlar, çevreler değiştirdiniz. Günün birinde güneşin ufkunda siz de sonsuzluğa uçacaksınız. Yükseklerde heyecanlarla uçmak ve gerideki sevenlerinize dillere destan türküler bırakmak istemez misiniz? Öyleyse harekete geçin:

 -Turnalar gibi yüksekten uçmayı isteyin. Hayaliniz yıldızları izlesin. Gelecek yıllarınızda gezineceğiniz ufukları, eserleri, işleri, başarıları planlayın. “Nereye gideceğini bilmeyen gemiye hiçbir rüzgâr fayda vermez.” “Nereye gideceğinizi biliyorsanız size yol vermek için dünya bir yana çekilir.” Hayatınız hayalinizin hissettiği ufuklara kadar ulaşacak.

 -Turnalar gibi erkenden yatın ve güneşten önce kalkmaya alışın. Gecesini tam uyumayanın gündüzü ölü gibidir. Yeterli uyursanız heyecanlı bir güne dirilirsiniz. Ayrıca “Dünya erken kalkanların malıdır.” Erken yatıp erken kalkanın aklı, kalbi, kesesi bereketlenir.

 -Uyumak ve dinlenmek dışında boş duran kuş gördünüz mü? Turnalar tavlayla, televizyonla ömür öldürmezler. Bir kereliğine geldikleri hayatın hızla harcanan saniyelerini capcanlı yaşamaya azmederler. Gün sizi kuşlar gibi cıvıltılı çabalarınızda karşılasın. “Bir işten sıyrılınca hemen diğer işe koyulun.” Böylece zekânız, güveniniz, yetenekleriniz, cesaretiniz, gücünüz gelişsin.

-Turnalar bir dala tüneyip uyuşmazlar; alemi izler, öteleri gözlerler. Dar yerden, kısır fikirden, tembellikten, bencillikten, yataktan, yalnızlıktan sıyrılın. Çevrenizdeki şehirler, sanatlar ve gönülleri saran güzellikler gözlerinizi bekliyor. Okuyarak, dinleyerek, gezerek, gözleyerek, düşünerek ufuklara uçun. Böylece yerde ve gökte şanınızı yükseltirsiniz.

 -Turnalar çabucak hastalanmazlar. Çünkü onların buzdolapları, doğallığını yitirmiş katkılı yiyecekleri yoktur. Doğaya, doğal beslenmeye, enerjiye, yürüyüşe açılın ki hastalıklar hayatınızdan uzaklaşsın.

 -Yoksa siz kanadı kırık bir turna mısınız? İş yapmak, eser üretmek, heyecanlı, güvenli bir hayat yaşamak için paranız mı yok? Kimsesiz misiniz? Dikkat edin: Bir kanadınız dua, diğer kanadınız da çabadır. Bütün yeteneklerin, servetlerin, şirketlerin, eserlerin, işlerin başı benzerdir. Hepimiz doğduğumuzda acizdik. Bugüne kadar neleri başarmayı öğrendiğinize bir baksanıza! Süper hatip Cicero kekemeydi. Süper zeki Einstein az kalsın okuldan atılacaktı. Süper holdingler, fakirlikten yola çıkan inanmış, azimli liderliklerin eseridir. İki kanadınızla çırpınırsanız ıssız çölün sessiz kuyusuna da atılsanız, ilahî yardım sizi bulacaktır. Bahanelere, engellere, karamsarlığa sığınarak, bir çukura çakılmayı seçmeyin.

 -Çok çalışmaya ve enerjik olmaya mecbur musunuz? Siz seçin. Çocuk doğdunuz ama genç bile kalamıyorsunuz. Bileğinizin gücü de tükenecek. Yeryüzünde misafirsiniz. İlimle, iyilikle, kullukla gelişmezseniz yaban otları beden fidanınızı kaplar, kapatır, yok eder. Çevrenizi, rakiplerinizi, gelişmeleri, mevsimleri, fırtınaları gözleyin, hesaplayın, hazırlanın. Yerinizde sayarsanız, yerinizden edilirsiniz, çünkü her şey değişiyor. Geride kalan tembel turnayı yel alacak, sel yutacak ya da kış donduracaktır.

-Becerilerinize güvenemiyor musunuz? Uçamayacağınızdan, kaybedeceğinizden mi korkuyorsunuz? Yavru turnanın kanatları çırpındıkça güçlenir. Kanatlarınızı Yaratan Kudret’e güvenin. Siz toprağa zincirlenmiş ağaçlar kadar aciz değilsiniz. Ağaçların dağları nasıl fethettiğini görmüyor musunuz? Siz sadece size düşeni yapın. Buğdayınızı ekin, başağı siz yaratmayacaksınız. Yeter ki gereğini yapın, yaptığınıza inanın ve heyecan kalbinizi coştursun.

 -Yoksa siz allı değil de yeşilli turna olduğunuza mı üzülüyorsunuz? Durun. Kader var. Herkes başbakan olamaz. Herkes bahçedeki gül değildir. Kader kimine çalılık, kimine çakıllık rolü verir de ortaya bu muhteşem ilahî tablo çıkar. Cinsiyetiniz, fiziğiniz, ırkınız şu veya bu mu? Ne fark eder? Ufuktaki allı turna olamasanız da en güzel yeşilli turna olabilirsiniz? Kaderin size verdiği kimliği ve rolü muhteşem maceralarla yaşayabilirsiniz.

 -Yalnız mısınız? Turnalar yalnız uçmazlar; eşlerinden, yavrularından, akrabalarından ayrılmazlar. Öyleyse siz de hayata dengeyle tutunmalısınız. Arkadaşlarınızla eğlenirken ailenizi kaybetmeyin. İşinize kapılırken sağlığınızdan olmayın. Dünyanızın ardından koşarken ahiretinizi kaçırmayın. Salonunuzdaki çiçeği sulamazsanız solar, ölür. Hayatınızdaki herkese ve her şeye karşı sorumlusunuz.

 -Turnalar gibi uçmanın yolu, önce içinizden uçuşa geçmektir. İçinizdeki ümit, sevgi, şükür, sabır dışınıza taşar. İçi gül olanın dışı gül kokar. Şu halde siz lider misiniz? Yönetiyor musunuz? Ya da üreten eleman mısınız? İnsanlar sizden görünüşe göre ürününüzü, gerçekte ise saygıyı, güveni, huzuru satın alırlar. Kılık kıyafetiniz, heyecanınız, tebessümünüz, ilginiz, hoşgörünüz ve sabrınız, işinizin, eserinizin ruhuna işler.

 -Ufuklardan geriye turnaların türküsü kalıyor değil mi? Zamanın birinde bir daha o turnaların o ufuktan geçemeyeceğini biliyorsunuz. Yerlerini, yollarını yavrularına bırakacaklar. Biliyorum, dünyayı sevmek güzel. Gözleriniz güzel, kalbiniz güzel. Siz ve sevdikleriniz birlikte özelsiniz. Lakin hiçbir bahar bahçesi baki değildir. Siz de ardınızdaki sevenlerinize, iyiliklerinizin, eserlerinizin, sevginizin türküsünü bırakacaksınız. Cennet sizi bekleyecek.

 Siz yeryüzündeki en muhteşem ilahi sanat eserisiniz. Hayatınızı hayallerinizin ötesindeki güzelliklerle süsleyebilirsiniz. Öyleyse turnaları düşünün, yaşantınızı yeniden planlayın, yapacaklarınızı yazın ve hemen bugün başlayın. Ufuklar sizi bekliyor.

Yetenek.com

Köşe Yazarları