Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Sağlık: Beyin, Hafıza

Sağlıklı hayat, beyni ve hafızayı güçlendiren yollara ilişkin haber ve yazılar...

Hafıza ve beslenme

24-Temmıuz-2006
Amerikan Hastanesi´´nden Diyetisyen Aylin Yılmaz, Akşam Gazetesinden Sinem Emmioğlu´nun beslenme ve hafıza ilişkisine dair sorularnıı cevaplandırdı.
 

HAFIZANI MUTFAKTA GÜÇLENDİR...         

 

Sinem Eminoglu /Akşam Gazetesi

 

Amerikan Hastanesi''nden Diyetisyen Aylin Yılmaz, beslenme ve hafıza ilişkisine dair merak edilen soruları yanıtladı:

 

Beslenme ve hafıza arasındaki ilişkiyi anlatır mısınız?

 

Aç olduğumuz zaman nasıl yeme ihtiyacı duyuyorsak; beynimize de aç olduğunda ihtiyacı olan besinleri vermeliyiz. Vücut hücrelerimizin önemli bir bölümü ortalama yüz gün yaşamakta; ardından ölmekte ve yerlerine yenileri yaratılıyor. Ama bu arada beyin hücreleri işlevselliğini düzenli olarak sürdürüyor. Bir beyin hücresinin ölmesi demek onun taşıdığı bilginin ömür boyu kaybedilmesi demektir. Beynimiz her dakika 100 bin ile 10 milyon arasında kimyasal işlem yapıyor. Tüm bu işlemler için çok miktarda glikoz, oksijen, vitaminler, mineraller, enzimler kullanıyor.

 

Gerekli besinler alınmadığında beyinde neler oluyor?

 

Beyin fonksiyonlarını sağlıklı gerçekleştiremez. Bulabildiği tüm enerjiyi hayatın devamı için zaruri olan faaliyetlere ayırır. Dolayısıyla düşünebilme yeteneğimiz olumsuz etkilendiği kadar, aldığımız bilgilerin hafızada yerleşme süreci de olumsuz etkilenir. Bireyin günlük enerjisi, protein, yağ, karbonhidrat, vitamin, mineral gereksinimi; özel durumlarda (gebelik, çocukluk, yaşlılık,hastalık, stres gibi...) yaşına, cinsiyetine, günlük aktivitesine, göre değişir. Beynimizin beslenme durumu da bu faktörlerden etkileniyor.

 

Yanlış diyetler hafızayı nasıl etkiyor?

 

Günümüzde artan stresin yanında özellikle; beslenme koşullarının iyileştirilememesi, yanlış beslenme alışkanlıkları, yanlış diyet uygulamaları, gençler arasında zayıflama popülaritesi gibi faktörler belleğimizde ne yazık ki kısır döngü oluşturuyor.

 

Vitaminler hafızayı nasıl etkiliyor?

 

Vitaminler vücut tarafından üretilemeyen, besinlerin enerjiye dönüşümüne ve vücudun normal işlevini sürdürmesine yardımcı olan maddelerdir. Mineraller de vücut işlevleri için vitaminler kadar önem taşımakta ve her ikisinin de vücudun tüm fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmesi için belirli oranlarda bulunması gerekiyor. Özellikle yoğun fiziksel ve zihinsel aktivite, spor, büyüme ve gelişme dönemleri, sürekli ilaç kullanımı (doğum kontrol hapı, bazı antibiyotik ya da idrar söktürücülerin kullanımı), sigara ve alkol kullanımı, stres, gebelik, emzirme, menstrüel dönem ve yaşlılıkta bazı vitamin ve minerallere gereksinim artar.

 

İlaç gibi üçlü: Demir B12 vitamini, çinko

 

Diyetisyen Aylin Yılmaz, hafızayı olumlu yönde etkileyen besinler hakkında şu bilgileri verdi:

 

B kompleks vitaminleri: B vitaminleri (B1,B2, B3,B6,B12...) bellek sorunu olan herkes için gereklidir. Bu vitaminlerin eksikliği hafıza kaybına neden oluyor.

 

Antioksidan vitaminler: A, E, ve C vitaminleri, beyini; serbest radikallere (Vücutta istenmeyen bileşiklerdir) karşı korurlar.

 

Mineraller: Demir, kalsiyum, selenyum, magnezyum, potasyum, bakır, çinko; iyot beynin güçlü olması için gerekli minerallerdir.

 

Özellikle B12 vitamini- Demir-Çinko üçlüsü her zaman hafıza için gerekli olduğunu unutmamak gerekir.

 

Birçok besinde fazlasıyla bulunan çinko minerali vücudumuzu zinde tutar. Akyuvarların, antikorların oluşumunda görevlidir. Hücrenin yenilenmesinde de payı vardır. Kaynakları; kırmızı et, karaciğer, yumurta, deniz ürünleri, fasulye, bezelye ve fındık bol miktarda çinko içerir.

 

Demir, oksijenin dokulara taşınması ve hücre solunumu için çok önemli. Eksikliğinde kansızlık ortaya çıkar. Sağlıklı bir yapıya sahip olmak, her daim enerjik olmak için kullanmamız gereken en önemli mineral demirdir. Kaynakları; karaciğer kırmızı et, balık türleri, kuru fasulye, kurutulmuş meyve, yumurta sarısı, pekmez, kuru üzüm ve koyu yeşil yapraklı sebzeler demir içeren besinlerden bazılarıdır. Regli döneminin yanı sıra hamilelik ve emzirme dönemlerinde kadınların vücutlarındaki demir oranı hızla azalır.

 

B12 vitamini kaynakları; en çok hayvansal kaynaklı gıdalarda, organ etlerinde (karaciğer, böbrek, kalp, beyin ) yüksek oranlarda yer alır. Süt, peynir, balık , yumurta, biramayası, soya, deniz yosunları, bazı taze yeşil bitkiler..

 

Vejetaryenlere uyarı

 

Vejetaryen beslenmenin temelinde; et, kümes hayvanları ve balık tüketmeden bunların yerine yağlı tohumlar, tahıl ürünleri, baklagiller, sebzeler ve meyveler gibi bitkisel kaynaklı besinlerin tüketilmesi anlamına geliyor. Vejetaryen diyet uygulayanlarda süt ürünleri ve yumurtayı hiç tüketmeyenlerde B12 vitamini, demir eksikliği ile karşılaşılır. Demir minerali de yeterli alınmamış olur. Bu durumla karşılaşmamak için; kuru baklagiller, soya fasulyesi, soya sütü, soya unundan yapılmış ekmekler, soya

proteini, badem, ceviz, tam buğdaydan yapılmış ekmekler günlük beslenmelerine yer vermeli.

 

Yetenek.com

Köşe Yazarları