Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Liderlik: İletişim, Öğrenme

Liderlik, iletişim, öğrenme yeteneklerine ilişkin haber ve yazılar...

Okuma alışkanlığı görerek kazanılıyor!

20-Aralık-2008
Okumanın görerek başlayan bir olgu olduğu belirtilerek, anne-babası okumayan çocuklarda da okuma alışkanlığının gelişmediği belirtildi.

 

Okumanın görerek başlayan bir olgu olduğu belirtilerek, anne-babası okumayan çocuklarda da okuma alışkanlığının gelişmediği belirtildi.
                                                          
Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Yeni Türk Edebiyatı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Argunşah, okumanın görerek başlayan bir olgu olduğunu belirterek, anne-babası okumayan çocuklarda da okuma alışkanlığının gelişmediğini söyledi.
Argunşah, yaptığı açıklamada, "oku" diye telkinde bulunularak çocuklara okuma alışkanlığı kazandırılamayacağını kaydetti. "Çocukları kitapçıya da götürseniz, kütüphaneye de götürseniz okuma alışkanlığı kazandıramazsınız" diyen Argunşah, şöyle devam etti:
"Okuma görerek başlayan bir olgu. Anne-baba okumuyorsa, çocuk niye okusun ki? Çocuk buna görerek alışıyor. Anne-baba televizyon seyredecek, çocuk kitap mı okuyacak sanıyorsunuz? Anne-babaların kendisini kontrol edebilen insanlar olması gerekir. Onlar kendilerini kontrol edemezse, çocuk hayatta cezbedici onca şey varken kendisini nasıl kontrol edecek? Ben akademisyen arkadaşların bile eşleri istemediği için eve kitapları parçalayarak götürdüklerini biliyorum."
Prof. Dr. Argunşah, okullardaki "okuma günlerine" ailelerin de katılmasının çok faydalı olacağına dikkati çekerek, bunun çocuklara okuma alışkanlığı kazandırabileceğini anlattı.
                                                          
-"150 TEMEL ESER OMALI"-
Kitapların okurlara "farklı iklimler" sunduğunu dile getiren Argunşah, bunun fark edilebilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Argunşah, kitapların insanlara sunduğu iklimlerin yaşanılan dünyanın ikliminden çok daha cazip olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
"Bunu insanlara fark ettirmek lazım. Bu da bilinçli bir çalışmayla mümkün olabilir. Bu doğrultuda Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen 100 temel eserin iyi bir adım olduğunu ve aynı zamanda nesiller arasındaki kopukluğu da ortadan kaldırabileceğini düşünüyorum. Ancak, bunun genişletilmesi gerektiğini de düşünüyorum. Bu 100 değil de 150 temel eser olmalı. Bizim gençliğimizde bu bin temel eserdi. Milli Eğitim Bakanlığı bin temel eseri kendisi yayınlıyordu. Bunlar okuma alışkanlığı oluşturabilir. Bu sayede çocukların kendilerine ait bir kitaplığı olabilir.
 
Kaynak:Milliyet
 
Yetenek.com

Köşe Yazarları