Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Sağlık: Beyin, Hafıza

Sağlıklı hayat, beyni ve hafızayı güçlendiren yollara ilişkin haber ve yazılar...

Hafıza Geliştirme de birkaç yöntem

26-Eylül-2008
20. yüzyilin ikinci yarisindan itibaren beyinle ilgili bilgiler hizla artmaya basladi. Özellikle son yillardaki çalismalar neticesinde, beynin çok karmasik ve sanildigindan çok daha yetenekli oldugu anlasildi.

 

Önceleri, zekânin beynin büyüklük ya da küçüklügüyle orantili oldugu saniliyordu. Fakat, bunun da dogru olmadigi, beynin kivrimlarinin gösterdigi artisin zekânin asil kaynagi oldugu anlasildi.  Her hücrenin diger hücrelerle yapmis oldugu birlesmeler arttikça bu kivrimlar da fazlalasiyordu.

Çarpici bir benzetmeyle, insani bir bilgisayara benzetirsek, bes duyumuz klavyeyi, bilinçaltimiz ise hard diski temsil etmektedir.

Davranislarimiz ise hard diskten ve klavyeden gelen bilgilerin görüntülendigi monitöre benzetilebilir.

Sonuç olarak, davranislarimiz, iç programlarinizin hayata yansimalaridir.

Önce, 60'lara dogru Roger Sperry'nin, sonra da Robert Ornstein'in incelemeleri sonucu, beyinle ilgili ilginç seyler ortaya çikti.

Beyin, iki loba ayrilmisti ve ikisinin de farkli fonksiyonlari vardi:

SAG BEYIN: Vücudun sol yanini kontrol eder.
SOL BEYIN: Vücudun sag yanini kontrol eder.

SOL LOB: Sözcükler, Mantik, Sayilar, Ardisiklik, Matematik, Analiz, Listeleme, Konusma, Yazma
SAG LOB: Ritim, Müzik, Bütünü görme, Hayâl gücü, Hayâl kurma, Sentez, Renkler ve sekiller, Üç boyutlu düsünme, Görüntüler

Biraz daha açarsak,

MANTIKSAL SOL BEYIN:
* Kelimelerle, sayilarla düsünür. Yani, sol beynin anahtari kelimeler ve sayilardir.
* Yazma isini kelimelerle yapar.

* Zor ve karmasik islerde verileri adim adim uygulayarak ve zorlukla ilerleyebilir.
* Herseyi bir anda algilayamaz.
* Ayrintilarla ilgilenir. Örnegin, gül bahçesindeki tek bir güle odaklanir.

DUYGUSAL SAG BEYIN:
* Görüntülerle düsünür. Anahtari, görüntülerdir.
* Dili en hos ve çarpici sekilde, duygusal ayrinti ve sembollerle kullanabilir.
* Zor ve karmasik baglantilari kavrayip çözebilir.
* Birçok farkli seyi bir anda algilayabilir.
* Adim adim ilerler. Ayni anda çok sey düsünür.

BÜTÜNÜ GÖRMEK
Sag beynin en önemli fonksiyonu bütünü görmektir. Bütünü görmenin safhalarini tek tek inceledigimizde ortaya söyle bir tablo çikar:

* Bütünü görerek iyi bir izlenim edinin.
* Bütünü zihne kolay giren parçalara bölün.
* Her parçanin bir bütün olusturmasina dikkat edin.
* Tek tek parçalari birbirleriyle iliskiler kurarak birlestirin.
      
Beynin Potansiyeli
Uzmanlar, normal insanlarin mevcut beyin kapasitelerinin çok azini, bazi uzmanlar ancak %1 kadarini kullanabildigini söylemektedirler. Bu durumda beynimizi, kullanilmayan, yaklasik % 99 kapasitesiyle beraber, uyuyan bir deve benzetmek yanlis olmasa gerek. Demek geride, kullanilmayi bekleyen muazzam bir kapasite var.

Peki, beyin potansiyelinin neden bu kadar azi kullanilmaktadir?

Bunun temel sebeplerinin basinda, beynin nasil çalistiginin, yakin zamanlara kadar bilinememesi geliyor. Yani, zihinsel yetenegimizle ilgili sorunlar, beynin kapasite eksikliginden degil, onu nasil kullanacagimizi bilmeyisimizden kaynaklaniyor.

Iste hafiza egitiminin amaci, bu âtil potansiyeli harekete geçirmek ve gelistirmek için yardimci olmaktir.

Büyük âlim Ibni Sina çocukluk yillarinda matematik dersinde basarisiz olur ve medreseden kaçar. Gide gide bir kuyunun basina varir. Kuyudan kovayla su çekmek için egildiginde, kuyunun agzini çevreleyen taslar üzerindeki ip izlerini görür. Ip, gide gele, o sert taslar üzerinde izler birakmistir. Bu, küçük Ibni Sina'yi derin düsüncelere götürür ve:

"Bu yumusacik ip, gide gele gide gele bu sert tas üzerinde bu izleri yaparsa, ben de azimle çalisirsam, matematigi basaririm." der ve o kuyunun basindan tekrar derslerinin basina döner. Böylece, bildigimiz Ibni Sina ortaya çikar.

Çalismak, özellikle sistemli çalismak zekâyi, hafizayi açtigi gibi, tembellik de köreltir.

Tarihte "inanilmaz" denilebilecek hafizalar var. Bunlardan birisi olan Dominic O'Brien hafiza sistemlerini ögrendiginde, para kazanmak için bir yol arar ve maalesef bu bilgi ve beceriyi çok kötü bir yolda kullanir. Her aksam bir kumarhaneye giderek 21 diye bilinen Black Jack adli oyunu oynamaya baslar.

Bu oyunda kâgit takip etmek son derece önemli oldugundan, bütün kâgitlari hafizasina alan ve hangi kâgidin kullanildigini bilen Dominic O'Brien her aksam büyük paralar kazanmaya baslar. Ancak, onun bu yetenegini kesfeden kumarhane sahipleri onun kumarhanelerine girmesini yasaklarlar. Dominic O'Brien için tek bir seçenek kalir: Hafiza egitimi vermek ve müthis hafiza gösterileri yapmak. O da bunu yapar ve bu sayede çok zengin olur.

Melik Safi Duyar ise, hafiza konusunda, ülkemizden yetisen bir dünya sampiyonudur. Kendisi sadece bir dünya sampiyonu olmakla kalmamis, bu sistemin ülkemizde yayilmasina önderlik etmistir.

Ayrica, Tony Buzan'in "Dehânin El Kitabi" adli eserinde kisaca belirttigi gibi, büyük bir hadis âlimi olan Imam Buhari 300.000 hadisi, haber zinciri ile beraber ezberlemistir ki, bu yaklasik 21 milyon kelime eder.

Bir arkadasi, Buhari'yi söyle anlatiyor: "Buhari, isittiklerini, küçük yasina ragmen yazmiyor, ezberliyordu. Basra'da bizimle beraber hadis âlimlerini dolasirdi; biz yazardik, fakat o yazmazdi. Biz de ona, yazmamasinin sebebini sorar dururduk. Aradan onalti gün geçmisti ki bize, 'Artik bana satasmakta çok oldunuz. Yazdiklarinizi getirip gösterin bakalim.' dedi. Getirdik. Hepsini ezberden okuyuverdi."

Buhari'nin bir hadisi ezberlemesi için, bir defa isitmesi veya okumasi yetiyordu.

Bu sahsiyetten, çok çarpici bir örnek daha verelim: Buhari'nin Bagdat'a bir gidisinde, oradaki bir kisim hadis âlimleri ve hukukçular, onu sinava çekip bilgisini ve hafiza gücünü ölçmek isterler.

Bu maksatla 100 hadis seçerler ve bu hadislerin metinleriyle haber zincirlerini birbirine karistirirlar. Sonra bu hadisleri on kisiye, onar onar dagitirlar. Buhari'nin bulundugu bir topluluk içinde, bu on kisiden her biri, elindeki on hadis ve haber zincirini, sirasiyla tek tek Imam Buhari'ye sorar. O da hepsine, verilen bilgiler yanlis oldugu için, "Böyle bir hadis bilmiyorum" diye cevap verir. Bu durumda, insanlarin, özellikle onu müskil duruma düsürmek isteyenlerin hâllerini tahmin edersiniz. Böylece 100 soru da biter.

Bundan sonra Buhari, ilk sahsa döner ve "Senin birinci hadisin söyle, haber zinciri de söyle" diyerek onu düzeltir. Sonra ikinci hadise geçer, onu da ayni sekilde düzeltir. Böylece, 100 hadisi de, metni ve haber zincirleriyle beraber düzelterek, hiçbir kisiyi ve sirayi sasirmadan, hepsini de tam ve dogru olarak söyler.

Çagrisim Sistemi
Bilgileri hafizada tutmak için kullanilan birçok yöntemde su iki temel ilke vardir:

a) Hayâl gücü
b) Çagrisim

Ögrenilmek istenen bilgiler, çesitli çagrisim baglantilariyla görsel, isitsel ve hissel-dokunsal olarak hayâlde tablolar hâline getirilip hafizaya kaydedilmelidir.

Bu durumda sag yarinin da devreye girmesiyle beyniniz olaganüstü bir sekilde çalisacak ve istediginiz bilgiler o ilginç, renkli, hareketli tablo ile belleginize kolayca yerlesecektir.

Insan, yapabilecegine inandigi herseye ulasabilir. O halde bu sistemi, sadece bilgileri hafizaya kaydetmek için degil, hayatinizdaki negatif olaylardan uzaklasmak ve hedeflerinize ulasmak için de kullanmalisiniz.

Hayâl gücü ve çagrisim yoluyla bilgileri hafizaya alirken dikkat edilmesi gereken noktalari söylece siralayabiliriz:

1. Çarpici hayâller kurun. Mümkün oldugu kadar olaganüstü, tuhaf, esprili olsun.
2. Olusturdugunuz hayâllere hareket verin. Çünkü beyin, hareketli cisimleri durgun cisimlerden daha çok hatirlar.
3. Kesinlikle, akliniza ilk gelen hayâli kurun. Uzun boylu düsünüp kendinizi zorlamayin. Bilinçalti, bazen bilinçten daha seridir.
4. Hayâl ettiginiz görüntüyü gözünüzün önüne getirin. Bu görüntü, olabildigince belirgin ve ayrintili olsun.
5. Abartin. Yâni, hayalinizdeki görüntülerde boy, sayi ve hizlari iyice abartin. Sayilari artirin, boylari büyütün ya da küçültün.
6. Yerine koyma ilkesini uygulayin. Yâni, iliskilendirdiginiz kavramlardan birini digerinin yerine koyun. Dis macununun yerine peynir koymak gibi.
7. Arada iliski kurun. Beyin, objeleri birbirine baglayarak hatirlar. Hatirlamak istediginiz bir seyi, zâten bildiginiz bir seyle baglantilandirarak çarpici bir hayâl ürettiginizde, bellek tekniklerinin çok daha iyi sonuç verecegini göreceksiniz.
8. Lütfen, daima olumlu düsünün. Kendinizi rahat birakin, gevseyin. Asla baski altinda hissetmeyin. Çünkü stres, bellek gücünüzü olumsuz yönde etkiler.
9. Kayit kanali çok olsun. Hayâllerinizi sadece görmekle yetinmemelisiniz. Onlari diger duyu kanallarinizla da kuvvetlendirmelisiniz. Yani, o hayâlin hem görüntüsünü görmeli, hem sesini duymali, mümkünse hem kokusunu, hem de tadini algilamali ve dokunmalisiniz. Kayit kanali ne kadar çok olursa, kalicilik da o kadar güçlü olacaktir.
10. Unsurlari, bilgileri, sekilleri belli bir siraya koyun. Bu, çagrisim yoluyla animsamayi kolaylastirir.
11. Renklendirin. Kurulan hayâllerde en önemli unsurlardan biri renktir. Ne kadar çok ve canli renkler kullanirsaniz o kadar iyi olur. Sadece renkleri kullanmak bile belleginizi % 50 güçlendirecektir. Bu onbir maddeyi söyle bir akrostisle ifade edebiliriz:

ÇOK HAYÂL KUR
1. Çarpici hayâller kurun.
2. Olusturdugunuz hayâlleri hareketlendirin.
3. Kesinlikle, akliniza ilk gelen hayâli kurun.
4. Hayâl ettiginiz görüntüyü gözünüzün önüne getirin.
5. Abartin. Yâni, sayilari artirin, boylari büyütün, ya da küçültün.
6. Yerine koyma ilkesini uygulayin.
7. Arada iliski kurun; böylece çagrisim yoluyla hatirlamaniz mümkün olur.
8. Lütfen, daima olumlu düsünün.
9. Kayit kanali çok olsun.
10. Unsurlari, bilgileri, sekilleri belli bir siraya koyun.
11. Renklendirin.

BES DUYUYU KULLANMAK
Soyut ya da somut bir seyi hafizaniza alirken duyularinizi kullanmak o seyin en güzel bir sekilde hafizanizda kalmasina sebep olur. Örnegin hafizaniza alacaginiz nesne bir karpuz olsun; önce onu herseyi ile görmeye çalisin, sonra karpuzun kesilirken çikardigi sesi duymaya çalisin, kokusunu duyun ve tadini hissedin. Elinize alin ve karpuza dokunun.

Kullandiginiz her duyu organi o nesnenin, hafizaniza daha derin bir sekilde naksolmasina sebep olacaktir. Sevgi gibi soyut bir kelimeyi hafizaniza almak ve yogunlasmak istediginizde ise önce o kelimeyi somutlastirin. Örnegin, sevgi size kipkirmizi bir kalbi hatirlatabilir.

 

Yetenek.com

Köşe Yazarları