Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Bilgelik Kitapları

En değerli tarafınız ruhani yönünüzdür. Dr. Muhammed Bozdağ'ın kaleminin özgün, ilginç, şaşırtıcı, ruhani, duygusal ve sürükleyici üslubunu keşfedin: Yüzlerce baskıya ve yüz binlerce okuyucuya kavuşan kitaplar... Düşün ve Başar, Ruhsal Zekâ, İstemenin Esrarı, Yeni Sonsuzluk Yolculuğu ve Yeni Sevgi Zekâsı...

Ruhsal Zekada Anlam Analizleri

19-Temmıuz-2006
Okul arkadaşı bilmediği konuda yardım ister; aşırı işleri olduğunu uydurarak kabul etmez; oysa uzanıp TV izleyecektir. Gece su kesilir ve evi sular basar. Üşendiği için yardım etmemenin bedeli, uydurduğu gerekçeye uygun bir problem olmuştur.
Ruhsal Zekada Anlam Analizleri
Ruhsal Zekanın özelikle son bölümünde önemli anlam analizleri bulacaksınız. İki küçük bölümü buradan okuyabilirsiniz.
Anlam Analizleri
Yaratıcımızın bizden ne istediğini anlam analizleriyle çözümleyebiliriz. Şans neden yüzünüze gülüyor veya neden hep kaybediyorsunuz?
Neden engelleniyoruz? Aslında engelleniyor muyuz? Neden başarmakta zorlanıyoruz? Aslında zorlanıyor muyuz?
Koruyucu Kader Müdahaleleri
Bazı amaçlarımıza ulaşamamamız korunmamızdan kaynaklanabilir. Başarsaydık çok aleyhimize olacaktı: Satın aldığımız ev başımıza yıkılacaktı, seçilseydik milletimize ihanet edecektik. Eseflendiğimiz kimi engeller bizi kuşatan koruyucu meleklerden ibarettir.
Musa Peygamber (as) Tur dağına ibadete giderken, vücudunu kumlarla gizleyen bir adamla karşılaşır. Fakir adam, Musa(as)’dan Allah’ın kendisine elbise vermesi için dua etmesini ister. Peygamber(as) geri döndüğünde aldığı ilahi cevabı aktarır: “Haline şükret.”
Adam, iyilik isteyen bir kişidir; ama aynı anda bozgunculuğa eğilimli bir kişilik geliştirmiştir. Kendini tanıyıp bozgunculuğuyla savaşsaydı, toplum içine çıkacak elbise alabilirdi. Kaderinin onu elbisesiz bırakarak bozgunculuktan alıkoyduğunun farkında değil…
Cevaba öfkelenen adam, “Allah bana elbise vermiş mi de şükredeyim!” der. Oracıkta şiddetli bir fırtına kopar; kumlar savrulur ve uzak tepelerdeki kayaların ardına kaçmak zorunda kalır.
Bazıları kaderin amacını anlayamıyorlar; meydan okumaya kalkıyorlar. İntikam almak uğrunda öldürüp intihar ediyorlar. Onlar ruhlarını sonsuza kadar kahretmeyi seçtiler. Onların ruhsal zekaları sıfırdır.
İyi olmayı hak eden insanın içindeki kötülük eğiliminin açığa çıkması, gerekirse zorla engellenir. Kaderin bileğini bükemeyiz. Anlamak yerine isyan edenler kendi başlarını kırarlar.
Ruhsal zekası yüksek, yakışıklı bir genç tanırım. Karşı cinse eğilimi kendisini evlilik dışı ilişkilere zorluyor; fiziği bu tuzağa düşüşünü kolaylaştırıyordu. Zayıf yönünü fark eden genç, iradesini kaybetme korkusu içerisinde dua ediyordu.
Bir sabah cildinin estetiğinin sivilcelere kurban gittiğini gördü. Beş yıl mücadele ettiği bir hastalık, cildini ve psikolojisini mahvetmişti.
Artık eskisi gibi çekici değildi; güzel bayanlar kendisinden hoşlanmaz olmuşlardı. Kendisi de durumu kabullenmiş; böyle şeyleri düşünmekten kurtulmuştu.
Şöyle anlatıyor: “Kaderin sırrını ve ilahi hikmeti öğrendim. Tehlikeli bir zaafıma karşı bu şekilde korunduğumu fark ettim. Hastalığımla uğraşmayı terk ettim; asıl düşmanım olan zaafımla mücadeleye giriştim. İlginç şekilde kısa sürede hastalığımdan kurtuldum.”
Pahalı ayakkabısıyla komşusunu kıskandırmaya çalışan kadının ayak bileği, bastığı çukurda kırıldı. Babasının otosuyla caka satmak için Bağdat caddesinde hız yapan genç kaza yaptı. Herkes, niyetinin karşılığını yaşayacaktır.
Bu seçimi hep kaybediyorum: Kazansaydım, neyi kötüye kullanabilirdim? Fakirlikten çıkamıyorum: Çıkabilseydim, neleri yanlış yapabilirdim? Sürekli hastayım: İyileşseydim neleri ihmal ederdim? Keşfedin ve asıl onunla savaşın. Geleceğinizi değiştirecek ruhsal zeka budur.
Uyarıcı Kader Müdahaleleri
Yaşayacağımız bazı sorunlar Yaratıcımızın uyarıcılarıdır; bizi korumak istemesi nedeniyle vurduğu “şefkat tokatlarıdır.” Hedefe meşru olmayan bir yolla kestirmeden varmaya çalışanlar… temel hedeflerini unutanlar “şefkat tokadı” yiyebilirler.
“Şefkat tokadı” yerseniz, amacınızdan mahrum kalırsınız, ama telafi etme fırsatına da sahipsiniz: Adam tatil yolculuğunda, doğduğu şehirden geçerken, zaman kaybetmemek için annesini ziyaret etmeyi ihmal ediyor; şehrin çıkışında lastikleri patlıyor. Hatasını anlıyor ve geri dönüp annesini ziyaret ediyor.
Okul arkadaşı bilmediği konuda yardım ister; aşırı işleri olduğunu uydurarak kabul etmez; oysa uzanıp TV izleyecektir. Gece su kesilir ve evi sular basar. Üşendiği için yardım etmemenin bedeli, uydurduğu gerekçeye uygun bir problem olmuştur.
Kurtulmanın yolu, uyarıcıyı anlamak ve “ilahi iradenin reddettiği hatayı” düzeltmektir. Ruhsal zekamız “şefkat tokadını” çözümlememize yetmezse, tokat şiddetlenerek felakete dönüşecektir:
Adamın arabasına çarpıp kayboldular. Sonra evine hırsız girdi. Sonra da dükkanı yandı. Ardından boşandı ve sonra da intihar etti.
Radikal gazetesinde bir yüzbaşının 1999 yılında yaşadığı dramı okudum. Ailesini şiddetle rencide edecek bir yanlışa girişti. Ukraynalı bir revü kadınıyla birlikte oldu ve onun uğrunda ailesini terk etmeye hazırlandı:
Önce askeri lojmandan atıldı. Vazgeçmedi, ardından ordudan atıldı. Yine vazgeçmedi, başka musibetler takip etti. Ukrayna’ya gidip o kadınla evlendi. İki ay sonra birlikte Türkiye’ye dönerken, son darbeye takıldı: Trafik kazası geçirdiler ve ikisi de ölümün soğuk yüzüyle yüzleşti.[1]   
Doğru hedefe yanlış yöntemlerle gidemezsiniz. Ruhsal zekanızla bakarsanız, tüm tarihin ardında, Kaderin Sahibinden gelen uyarıcılar okuyacaksınız.


[1] Yüzbaşının ailesi böyle bir zulmü hak etseydi; cezası ebedi hayata ertelenebilirdi. Zalimlere zulmün karşılığı ertelenebilir; ama mazlumlara zulmedenlerin cezalandırılmaları yakındır.
Yetenek.com

Köşe Yazarları