Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Liderlik: İletişim, Öğrenme

Liderlik, iletişim, öğrenme yeteneklerine ilişkin haber ve yazılar...

Okumayan toplum çöker

22-Nisan-2008
Hazırlanan bir AR-GE raporuna göre, Türkiye´de ihtiyaç maddeleri sıralamasında kitap 235 inci sırada yer alıyor.

 Bağımsız Eğitimciler Sendikası AR-GE Kurulu Türkiye'nin kitap okuma alışkanlığı üzerine bir araştırma yaptı. Hazırlanan AR-GE raporuna göre, Türkiye'de ihtiyaç maddeleri sıralamasında kitap 235 inci sırada yer alıyor.

BES AR-GE raporuna göre Türkiye'de okunan kitaplar genellikle "siyaset, aşk, cinsellik" konularını işliyor. Günde ortalama 5 saat TV seyreden Türk halkı, kitap okumaya yılda yalnızca 6 saat vakit ayırıyor

Türkiye kitap okuma konusunda çoğu Afrika ülkelerinin gerisinde kalmış durumda. Japonya'da toplumun yüzde 14'ü, Amerika'da yüzde 12' si, İngiltere ve Fransa'da yüzde 21'i düzenli kitap okur iken, Türkiye'de yalnızca on binde bir kişi kitap okuyor.

Toplam nüfusu sadece 7 milyon olan Azerbaycan'da kitap ortalama 100 bin tirajla basılırken, 71 milyon nüfuslu Türkiye'de bu rakam 2 bin – 3 bin civarında kalıyor. Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Rapor'unda kitap okuma oranında Türkiye, Libya, Tanzanya, Kongo ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu dünya ülkeleri arasında 86. sırada yer alıyor.

Bir Japon bir yılda ortalama 25 kitap okuyor, Bir İsviçreli bir yılda ortalama 10 kitap, bir Fransız bir yılda ortalama 7 kitap, bir Türk ise 10 yılda ancak 1 bir kitap okuyor. Türkiye'de okuma alışkanlığına sahip 70 bin kişi bulunuyor.

Türkiye'de bir kişinin kitap okumak için ayırdığı zamanın; 300 katını bir Norveçli, 210 katını bir Amerikalı, 87 katını bir İngiliz, 87 katını da bir Japon ayırıyor. Dünya ortalaması bile bizim ayırdığımız zamandan 3 kat fazla.

Birleşmiş Milletlerin yaptırdığı bir araştırmada kitap için ayrılan bütçeye bakarsak; Norveçli 137 $, Alman 122 $, Belçikalı 100 $, Avustralyalı 100 $, Güney Koreli 39 $, Dünya ortalaması 1,3 $ iken bir Türk ise yılda ancak 0,45 $ ayırıyor.

ABD'de yılda 72 bin kitap basılırken, Rusya'da 58 bin kitap, Japonya'da 42 bin kitap, Fransa'da 27 bin kitap, Türkiye'de ise 7 bin kitap basılıyor. Türkiye'de dergi okuma oranı yüzde 4 iken, televizyon izleme oranı ise yüzde 95. İngiltere'de, Ortalama Bir Gazete Olan Günlük The Sun Gazetesi Türkiye'deki Gazetelerin Toplam Tirajı Kadar Satıyor. Türkiye'deki Gazete Okurlarının Yüzde 85'i Yalnızca Spor Ve Magazin Sayfalarını okuyor.

Türkiye'de kütüphane Sayısı 1412 olmasına rağmen sadece 400 tanesi uluslar arası kütüphane standartlarını taşımakla birlikte; kütüphanelerimizdeki kitap Sayısı 12.221.392, kütüphanelere kayıtlı Üye Sayısı 254.007 ve satın Alınan Kitap Sayısı ise 13.862'de tıkanıp kalıyor.

Türkiye'nin Okuma Alışkanlığı isimli çalışmaya göre;Türkiye'de ihtiyaç maddeleri sıralamasında kitap 235. sırada yer alıyor. Türkiye'de öğrencilerin sadece yüzde 19'u 25'ten fazla kitaba sahip. Kütüphanelere internetin girmesiyle birlikte kütüphanelere gidenlerin sadece yüzde 8'i kitap okumaya gidiyor.

Türkiye'de en çok basılan yerli beş kitap: Keloğlan Masalları, Nasrettin Hoca Fıkraları, Cinsel içerikli kitaplar, Karadeniz Fıkraları ve Dini Bilgiler İlmihal kitapları olurken; en çok basılan yabancı kitaplar ise La Fontaine Fablları , Ezop Masalları, Andersen Masalları, Çocuk Kalbi ve cinsel konulu kitaplar oluyor.

BES AR-GE uzmanları kitap okuma alışkanlığının kazanılması için ailelere şu önerilerde bulunuyor: Çocuklarınıza bebeklik çağından itibaren kitap okuyun ve önemli günlerde çocuklarınıza kitap hediye edin. Okuduğu ve sizinle paylaştığı her kitap için onu ödüllendirin. Çocuğunuzu yaşına ve özelliklerine uygun kitaplarla tanıştırın.  Kitap okuma alışkanlığının çocukların bilişsel ve dil gelişiminde oldukça önemli olduğunu vurgulayan AR-GE uzmanları, öğrencilerin de kitap okumadığını hatta ders kitaplarını dahi okumadıklarını kaydederek, "gençlik ciddi televizyon programlarını bile izlemiyor. Ünlü yazarların ünlü kitaplarının adlarını bilmeyen Türk Gençliği futbolcuların ve mankenlerin künyesini, sevgililerini ise ezbere biliyor. TÜİK rakamlarına göre zorunlu eğitim çağı nüfusu dışında yüzde 12,5'i okuma yazma bilmeyen Türk halkı gazeteleri ve kitapları "Yalan Makinesi" diye adlandırırken, kitap ve gazetelerin yalnızca resimlerine bakıyor. Türk halkı kitap ve gazeteleri daha çok soba tutuşturmak, sofra bezi yapmak ve külah yapmak için daha çok kullanıyor" dedi.

Kitap sevgisi ve kitap okuma alışkanlığı konusunda dünya sıralamalarının en gerilerinde yer alan Türk halkının bu duruma düşmesinin nedenini son çeyrek yüzyıldır izlenen yanlış politikalara bağlayan Bağımsı Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı, 1980 sonrası güdülen politikalarla kitap okumak kamuoyuna zararlı diye tanıtıldı. Özellikle de okuyan ve düşünen kişiler bu süreçte hain ve zararlı kişi olarak kamuoyuna tanıtıldı. 1950'li yıllardan sonra ABD ve AB uzmanlarının yön vermeye başladığı milli eğitim politikaları yüzünden  eleştiri yapmayan, sistemin bir parçası olmaya çalışan ve popüler kültüre göre şekillenen bir gençlik yaratıldı. Kitap, gazete okuma alışkanlığı kazanamamış toplum da yöneticilerini sorgulamadığı gibi iyi yöneticileri ve kaliteli politikacıları seçme konusunda da istekli davranamıyor.

Halkımız televizyon seyretmeyi, birkaç sarkıcının ve futbolcunun özel hayatını, talk-şov dedikodularını öğrenmeyi daha bir önemser durumda olduğu gibi, değil kitap okumayı, ciddi televizyon programlarını bile izlemiyor. İzlenen politikalar futbolcuların ve mankenlerin künyesini, sevgililerini ezbere bilen bir gençlik yarattı. Gençlik kitap okumuyor ama her konuda fikirleri var. İşte bunun için ülkemiz yıllardır yangın yeri gibi. Okumadığımız için cahiliz ve okumadığımız için kaliteli politikacıları ve yetenekli yöneticileri seçemiyoruz" dedi.

Yetenek.com

Köşe Yazarları