Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Toplum: Siyaset, Gelecek

Toplumsal, siyasi sorunlar ve gelecek öngörülerine ilişkin yazılar...

Gençlik, Kaliforniya Sendromu´na tutuldu

16-Temmıuz-2007
Sınırsız tüketim ve eğlence toplumlarının geldiği son nokta zevk düşkünlüğü, benmerkezcilik (egoizm), yalnızlık ve mutsuzluk.

 

Gençlik, Kaliforniya Sendromu'na tutuldu

Sınırsız tüketim ve eğlence toplumlarının geldiği son nokta zevk düşkünlüğü, benmerkezcilik (egoizm), yalnızlık ve mutsuzluk. ABD'de toplumu en çok etkileyen psikolojik rahatsızlıkların başında bu duygusal bozukluklar geliyor.

CEO'ların da korkulu rüyası

Sınırsız tüketim ve eğlence toplumlarının geldiği son nokta zevk düşkünlüğü, benmerkezcilik (egoizm), yalnızlık ve mutsuzluk. ABD'de toplumu en çok etkileyen psikolojik rahatsızlıkların başında bu duygusal bozukluklar geliyor. Amerikalı psikiyatri uzmanları, hızla artan bu rahatsızlığı, tüketim ve eğlence kültürünün uç sınırlarda yaşandığı yer olan Kaliforniya'dan çıktığı için 'Kaliforniya Sendromu' olarak adlandırıyor.

Ünlü psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise ABD'yi kasıp kavuran bu rahatsızlığın Türkiye'de de görülmeye başlandığı uyarısında bulunuyor. Tarhan'a göre Kaliforniya Sendromu başta Etiler ve Bağdat Caddesi gibi İstanbul'un lüks semtlerinde oturan geçleri etkisi altına almış durumda. Tarhan, sınırsız tüketime alıştırılan ve sorumluluk duygusundan mahrum yetiştirilen gençlerin sonunda cinsellik ve uyuşturucu batağına saplandığını ifade ediyor.

Nevzat Tarhan'a göre Kaliforniya Sendromu'nun üç ana belirtisi şöyle: Zevke düşkünlük, benmerkezcilik ve yalnızlık. Bu belirtileri mutsuzluk izliyor. Tarhan, eğlence, zevk ve para düşkünlüğünün kişiyi içinden çıkılamaz bir kısırdöngüye düşürdüğünü söylüyor. Yaptığı işler nedeniyle mutsuzlaşan kişinin bu duygudan kurtulmak için daha fazla eğlenceye yöneldiğini vurgulayarak, "Daha çok eğlence ve zevk düşkünlüğüyle üretmediği halde tüketen, yardım etmeyen, sadece kendine harcayan, parasal hedefleri kutsallaştıran, toplumsal yapıyı önemsemeyen bir anlayış yaygınlaşıyor. Bu hastalık sosyal bir kanser gibi hızla yayılıyor." uyarısında bulunuyor.

Bu sendromu yaşayan kişilerde narsisizm (kendine hayran olma) eğiliminin de ortaya çıktığını hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, "Aşırı bencilleşen bu kişiler 'başkası açlıktan ölse bile 'bana ne' diyecek seviyeye geliyor. Değer yargıları ise 'bana zevk veren her şey iyi, zevk vermeyen her şey ise kötüdür' şeklinde değişiyor." değerlendirmesini yapıyor. Tarhan, Kaliforniya Sendromu'nun dünyanın belli başlı büyükşehirlerinde yaygın olarak görüldüğünü kaydediyor. Bu sorunun Türkiye'de de başta Etiler ve Bağdat Caddesi gibi İstanbul'un lüks semtlerinde giderek etkili olmaya başladığını aktarıyor. Psikiyatr Tarhan, Türkiye'de 1990 sonrası kuşakların yoğun şekilde para, cinsellik ve uyuşturucuyla tanıştığını dile getirerek, "Bu kuşağın gençleri, yeterli zihnî ve ruhsal gelişimi tamamlamadan ergenliği erken bitirdiler; ama olgunlaşamadılar." şeklinde konuşuyor.

Sendrom, CEO'ların da korkulu rüyası

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kaliforniya Sendromu'nun büyük şirketlerin üst düzey yöneticileri ve CEO'larında da yaygın şekilde görüldüğünü anlatıyor. Üstlendikleri görev nedeniyle bu kişilerde egoist davranışların arttığını söyleyen Tarhan, "Araştırmalara göre üst düzey yöneticiler ve CEO'ların yüzde 25'i emekli olunca kalp rahatsızlıklarına yakalanıyor. Gücü ve statüsü ellerinden alınan eski yöneticiler önce depresyona giriyor, ardından da bağışıklık sistemleri zarar gördüğü için çeşitli fiziksel rahatsızlıklara yakalanıyorlar." diyor.

Zaman

 

Yetenek.com

Köşe Yazarları