Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Muhammed Bozdağ

Muhammed Bozdağ, Yazılar, Röportajlar, Duyurular, Açıklamalar, Haftanın Konusu...

Malatya Semineri

19-Mart-2007
Muhammed Bozdağ 17 Mart 2007 Cumartesi günü Malatya´da "Huzurlu Toplum" konulu bir konferans verdi.

      

Malaya Konferansı

 17 Mart 2007 cumartesi günü Malatya’daydım.  Malatya’ya ilk kez gidiyorum ve büyük bir sevinçle karşılaştığım şehirden ümitle ayrılıyorum.

Genç Müsiat’ın genç işadamlarının organize ettiği “Huzurlu Toplum” konferansımız vesilesiyle bu şehri yakından tanımaktan büyük mutluluk duydum.

Daha önce Şanlıurfa, Elazığ, Diyarbakır, Gaziantep gibi şehirlerimizi gördüm. Malatya sıralamada Gaziantepten sonra gelişme bakımından ciddi bir konumda görünüyor.

Sabahın erken saatlerinde havaalanına indiğimde Gençmüsiat Başkanı Mehmet Çınar’la, organizasyonda özveriyle çalışan Mustafa Temelli ve arkadaşlarıyla karşılaştım. Heyecanlı ve azimli gençler… Her biri değişik sektörlerde başarılı çalışmalar sergileyen genç işadamları…

Havaalanından şehre yol alırken çevredeki ufuklar boyunca uzanan tarım arazilerini, özellikle kayısı bahçelerini keyifle izledim. On gün sonra gelseymişim, kayısı ağaçlarının bembeyaz çiçekleriyle vadileri süsledikleri manzarayı görecekmişim.  Eminim baharla birlikte Malatya çok daha muhteşem bir güzellikle çevreleniyordur.

Şehre vardık ve Grand Akkoza otele yerleştik. Malatya’nın hizmet kalitesiyle sayıl otellerinden biri…

Gezi ve sohbetler

Kısa bir dinlenme faslından sonra Malatyanın yerel televizyonlarından Ufuk TV stüdyolarına gittik. Bu şirin yerel kanalın genel yayın yönetmeni İsmail bey ve yayında buluştuğumuz ilahiyatçı Hakkı beyle keyifli bir sohbete koyulduk. Stüdyoya varır varmaz çayımız hemen yetişti. Hakkı bey kişisel gelişim ve insanın kimliği konularına meraklı bir araştırmacı. Medya üzerine yüksek lisans tezi hazırlamış. Kanalda bir saat süren koyu bir sohbetten sonra vedalaştık.

Şehirde kısa bir yürüyüş… Malatya eski Anadolu çarşılarıyla, modern şerhçiliği bir arada bulunduran, gelişim yolunda bir geçiş devresinde görünüyordu.  Etkinlik boyunca genç Müsait üyesi Mustafa Temelli beraberimden ayrılmadı, rehberliğinden çok şey öğrendim. Şu meşhur kayısıcalar çarşısı kesinlikle görülmeye değer. Artık Malatya denince aklıma kayısı gelecek. Kayısının akla gelmez biçimlerde üretimine hayret ettim… Türlü tatlılar, kayısı döneri, kayısı çekirdeği helvası, kayısı sabunu, kayısı kolonyası, kayısı yağı, daha nice nice türler… Kayısından yapılmış fıstık karışımı bir tatlı yedim ki, unutulmaz. Türkiye bu türlerin çoğunu tanımıyor.

Genç girişimcilerden Akçin ihracat Müdürü Abdülkadir Akçin’in helvalarını eve gider gitmez tatmanın merakındayım. Şimdilerde kayısının çikolata türü üretimlerine ilişkin çalışmalar yapıyorlarmış. Hindistan pazarını keşfetmişler, geçen yıl 80 konteyner ihracat yapmışlar. Çok sevindirici.

Nihayet Çobanoğlu restoranda bir gurup Genç müsait ve Müsiat üyeleriyle, Müsiat başkan yardımcısı Ergin Erdemir’in de katılımıyla öğlen yemeğinde buluştuk. Kahve bahane derler ya… Yemek bahane ama sohbet gerçekten de şahane oldu. Hele başkan yardımcısı heyecanlı ve başarılı işadamı …  Sektörle ve çalışmalarla ilgili verdiği bilgiler, Anadolu’da cesur bir girişimci gurubunun yetiştiğini düşündürdü bana.

Bu sıralar Vali Sayın Halil İbrahim Daşöz  Malatya için alternatif bir üretim olarak Karanfil yetiştiriciliği üzerinde bilinçlendirme çalışmaları yapıyormuş. İnşallah bu düşünce de şehre yeni açılımlar kazandırır.

Sanayi ve Ticaret Odasında

Öğlen yemeği sonrasında Ticaret ve Sanayi Odasının güler yüzlü Başkanı sayın Mücahit Fındıklı’yı ziyaret ettik. Malatya’ya inanmış, adanmış bir kişilikle karşılaştığımı fark ettim. Sohbetimiz sırasında edindiğim bilgilere bakarak Malatya’nın gelecekte çok iddialı bir merkez olacağı düşüncesine ulaştım.

Şehrin ekonomisinin en önemli ayaklarından biri kayısıymış. 75 kayısı işleme tesisi çalışıyormuş şehirde. Kayısıdan 200 milyon dolar gelir elde ediliyormuş yılda. Kayısı dışında şehir tekstilde, pekmez, kalorifer ve doğal gaz makineleri imalatında iddialıymış.

Beni şaşırtan şehirde özellikle tekstil sektörünün de ciddi bir düzeyde olması. Tekstil merkezinin İstanbul ve batı Anadolu olduğunu sanırdım. LC Waikiki markasının mesela yabancı olduğunu sanırdım, meğer markayı Malatyalı bir girişimci satın almış. Kiğılı, Sabri Özel, Crispino, Polisan, Esem Terlik ve daha bir çok markanın çıkış merkezi Malatyaymış; kimileri işlerini İstanbul’dan yönetse de, bu markaların arkasında Malatyalı işadamları bulunuyormuş.

Şehirde Ahmet Çalık ve Gurubunun dikkat çeken başarılı yatırımları var. Çalık Gurubunun Türkmenistanda da yatırımları var. Hatta bir Arnavutluk ziyaretimizde, bu ülkedeki bir Telekom şirketini de batın aldıklarını görmüştüm. Türk işadamlarının uluslararası yatırımlara açılması gurur verici. Bu arada Türkmenistanın geçen yıl vefat eden devlet başkanı Türkmenbaşı da Malatya’da bir tekstil fabrikası kurmuş. Bazıları şehirdeki bu tekstil kültürünün Yeşilyurt ilçesinin tarihsel dokumacılık geleneğinden etkilendiğini, hatta İpek Yolunun bu şehirden geçmesinin bu gelişimde payı olduğunu düşünüyor.

Malatyanın kültür ve düşünce hayatını da merak ettim o sohbette. Şehirde 5 yerel tv, 16 yerel radyo ve 11 gazete varmış. Ne kadar da renkli ve çok kültürlü bir hava yansıtılıyor bu şehirde. Bir de 20 bin öğrencili bir üniversitesi var şehrin. Nüfusu yarım milyon cıvarında ve hayatı canlı görünüyor.

Bu arada Ticaret ve Sanayi odasında Er TV ekibi de bizi bekliyordu. Kişisel gelişimci Selim Dudu, Oktay Ceviz ve arkadaşlarıyla birlikte, Er TV izleyicileri için bir saati aşkın kişisel gelişim ve başarı stratejileri konulu sohbetimize koyulduk.  Sohbeti kaydettiler, sanırım ben ayrıldıktan sonra yayınlayacaklar. Yurdumuzun köşelerinde farklı renklerle ve gelişim, başarı heyecanındaki insanlarla karşılaşmak gerçekten sevindirici…

Sürpriz…

Er TV çekiminden soluk soluğa ayrıldık, Yazları Malatyalıların tıklık tıklım çevresini kuşattığı Kernek şelalesine yöneldik. Beydağına yol var mı bilmiyorum, ama o dağdan gelip şehre durmadan akan dupduru bir su. Eğer yazın o şehre gidersem, bir avuç kabak çekirdeği alıp ben de oradaki ağaçların birinin altında oturmak isterim.  Bu arada bir not: Şehir kendi doğal  ve tertemiz suyuyla besleniyormuş. Karlı Beydağı şehre dünyanın en leziz sularından birini sunuyormuş. Ben içemesem de…  

Tam bu esnada benim için muhteşem bir sürpriz. Bir telefon ve karşımda eski dost Talha Bora Öge. Gençlerin namı diğer gölge olarak tanıdığı Talha Borayla yollarımız defalarca keşişti. Yıllar önce Ankaradaki birlikteliğimiz sonrasında Öge Radyo 7’de program yapıyor. Yeni öğrendim ki televizyon de programına başlayacakmış. Kernek şelalesi önünde hasret gidermek beni sevindiriyor.

Konferans

Derken Konferans salonuna yol alıyoruz. Şehre kazandırılmış modern bir kültür merkezi. İnşallah faydalı amaçlarla kullanıyorlardır Malatyalılar… Salona varıyoruz. Organizasyonda çalışan genç dostlar, kitaplarımı reyona sıralayan gençler, akın akın gelen ve salonu dolduran güler yüzlü insanlar ve özellikle organizasyonda görev alanların yüzünde, bilhassa Mustafa Temelli’de ağır bir heyecan.

Ziraat Odası Başkanı, Müsiat başkan yardımcısı, Belediye Başkanı birer konuşma yapıyor. Bu arada bir sesi keşfediyorum. Değerli hemşehrim, Akçaabatlı Bekir Şirin Malatya’da öğretmenevi müdürü. Radyofonik sesiyle Mehmet Akif’in Çanakkale şiirini okuyor. Bu özel sesi ve şiir hafızasını birilerinin keşfetmesini dilerim.

Salon tıklım tıklım ve bir saat sonra bizim sunumumuz başlıyor. Bazen kahkahalar, bazen gözyaşları yaklaşık bir buçuk saat geçiyor, sürenin sonuna varıyoruz. Ardından kitap imzalama yarışı. Bu arada üniversitede birlikte kaldığımız fizikçi Ekrem İlbak’ın kardeşiyle tanışmam da sürprizlerden biri oluyor.

Konferans sırasında şehrin yazarlarından Şevket Başıbüyük şehrin tanınmış mütefekkirlerinden Said Çekmegil hocayla ilgili kitabını takdim ediyor ve bazı öğrenciler Nida adını verdikleri bir dergiyi elime tutuşturuyorlar. İnceleme niyetiyle alıyorum.

Nihayet geç saatlerde salondan ayrılıyoruz. Organizatörlerle ve yöneticilerle gece 24’e kadar sohbetlerle süren bir akşam yemeği yiyoruz.

Battalgazi ve ayrılış

Ertesi sabah, güneşin ilk ışıklarıyla tanışıyorum ve rehberlerimizle birlikte eski Malatya’ya, Battalgazi ilçesine varıyoruz. Tarih milletlerin köküdür. Malatya’nın doğduğu Battalgazi’de tarihten kalan esintileri aradım. Gayretler var, ama tarihimize yeterince değer veremiyoruz gibi geldi bana. Tarihin yadigâr bıraktığı birkaç yapı üzerindeki canlı tutma girişimleri nedeniyle belediye başkanına teşekkür etmek istiyorum. Nihayet Malatya’dan ayrılıyorum.  

Malatya’ya ve Malatyalılara, hoşgörülü, huzurlu ve başarılı bir gelecek dilerim.

Yetenek.com

Köşe Yazarları