Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Toplum: Siyaset, Gelecek

Toplumsal, siyasi sorunlar ve gelecek öngörülerine ilişkin yazılar...

Türkiye´ye Sıkılan Kurşun

26-Ocak-2007
Sosyolojik Tahliller: Hrant Dink suikasti hiç şüphesiz tüm dünyada Türkiye karşıtlarının elini güçlendirdi. Türkiye’nin konumunu zayıflattı...

              av. s. safi

Hrant Dink suikasti hiç şüphesiz tüm dünyada Türkiye karşıtlarının elini güçlendirdi. Türkiye’nin konumunu zayıflattı... Türkiye sadece bir aydınını yitirmekle kalmadı aynı zamanda itibarından da çok şeyler yitirdi.

Hrant Dink, sözde soykırıma inandığı kadar düşüncenin serbestce ifadesine de inanıyordu. En son Fransa’da çıkarılmak istenen “soykırımın inkarını suç sayan” yasaya da karşı çıkmış,   ve Fransa’ya gönderilen protesto mektuplarında imzaları yer almıştı. Bu bağlamda son derece radikal ve kinle beslenen Ermeni Diyasporası ile sürtüşme içinde idi ve Diyaspora Dink’i fazla yumuşak buluyordu.

Bir başka sürtüşmesi ise bütün ermenileri temsil ettiğini iddia eden Ermeni patrikhanesi ile idi. Çünkü meselelere demokrat ve laik açıdan yaklaşan ve “Ermeni Milliyetcisi” olmadığını iddia eden Dink, meselelere dini ve millyetci mülahazalarla bakan “Ermeni Patrikhanesi” ile de mücadele ediyordu. Hatta aralarındaki soğukluk ve sürtüşme, suiskast akşamı kendisine başsağlığı ziyaretine giden iki bakana Patrik Mesrob Mutafyan tarafından da  ifade edilmişti...

Bu açılardan bakıldığında  da Dink’in kaybı Türkiye’ye tahminlerden de fazla zarar verecektir. Meselelere at gözlükleriyle bakanlar, geniş vizyona sahip olmayanlar için bu iddia önemsenmeyebilir. Ancak yukarıdaki mülehazalarla Türkiye sözde Ermeni soykırımı hususunda, tüm karşıtlarıyla arasında bir emniyet sigortası görevi yapacak ve  belki de uzun dönemde işin sükunetle halline yardım edecek çok önemli bir oyuncuyu kaybetmiştir. Şimdiye kadar Hrant Dink’i sürekli göz ardı etmesi, yanına almaya çalısmak bir yana sürekli düşman olarak görüp, karsı tarafın ekmeğine yağ sürmesi bu vizyonsuzluğun ve Türkiye’nin hangi vizyonsuz  politikalarla idare edildiğinin çok önemli bir kanıtıdır.

Hrant Dink’i öldüren kurşunlar aynı zamanda sağduyu sahibi Türk milletinin vicdanlarını yaralamış, sevmeye değil yok etmeye inanmış kalpsizlere ve cahillere bir kez daha lanetler okunmasına yol açmıştır.

Kelime anlamı “barış ve esenlik” olan İslam dinine mensup olup isimleri hoşgörü ve sevgi ile özdeşlesen Yunus’ların Mevlana’ların torunları olan bizlerin el birliği ile bu dikenleri, bu ayrık otlarını süratle temizlemeye başlamamız zamanı gelmedi mi?

Yetenek.com

Köşe Yazarları