Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Toplum: Siyaset, Gelecek

Toplumsal, siyasi sorunlar ve gelecek öngörülerine ilişkin yazılar...

Fırat ve Dicle üzerine büyük oyunlar!

17-Ocak-2007
Gelecekte savaş konusu su mu olacak petrol mü? Uzmanlar suyu işaret ediyor. Bu arada geçtiğimiz günlerde AB’nin Fırat ve Dicle’nin yönetimine talip olduğunu ortaya çıkaran iyibilgi bu kez farklı bir dosyanın sayfalarını aralıyor. İşte Amerikalı bir kurumun Fırat-Dicle planları…

 

Vatan Gazetesi yazarı Haşmet Babaoğlu dünkü köşe yazısında "Su Bakanlığı" kurulmasını önerdi. Dünyanın ciddi su kaynakları açısından en zengin ülkelerinden biri ülkemizde, Kocaeli'nin susuzluğa mahkûm oluşu ve Türkiye'deki birçok barajın kurumaya yüz tutması su kaynaklarımızı iyi yönetemediğimiz anlamına geliyor. Dünya günbegün küresel ısınma yüzünden kuraklığa mahkûm olurken, ülkemizin su kaynaklarını bu denli gayri ciddi değerlendirmesi ciddi anlamda sorgulanmalı. Çünkü biz sorgulamadıkça, AB Fırat ve Dicle yönetimini istiyor. ABD’deki Kent State Üniversitesi Fırat Dicle İşbirliği İnisiyatifi ( ETIC) kurup, Fırat ve Dicle’den yaralanma planları yapıyor.

Etiksiz ETIC

ETIC (the Euphrates-Tigris Initiative for Cooperation) ülkemizde yaptığı çalışmaları şu cümlelerle legalleştiriyor- bu Bush’un Irak’a demokrasi götüreceğim” yalanına benziyor-“ETIC Fırat ve Dicle havzası halkının
teknik, sosyal, ekonomik açıdan gelişmelerini desteklemek, sürdürülebilir kalkınma konusunda verimli bir işbirliği sağlamak amacıyla 2005 yılında Kent State Üniversitesi bünyesinde kurulan bir inisiyatiftir.” Türkiye’de sık sık konferanslar düzenleyen bu grup, Fırat ve Dicle’nin güvenliği üzerine ciddi eğitimler yapıyor. ETIC’in kurucu üyelerine dikkat ederseniz, Türkiye’nin komşu ülkelerinin de içinde bulunduğu ciddi bir planla oluşturulmuş olduğu dikkat çekiyor.

Irak, Suriye ve ABD Fırat ve Dicle için birlikte

İşte topluluktaki isimler: “Lina Sergie Atassi (Suriye-Halep Üniversitesi), Dr. Mukdad Ali (Irak- Bağdat Üniversitesi), Dr. Mohammed al Najim (Irak-Yuksek Ogrenim Bakanlığı), Haifaa Butty (Gözlemci Irak-Teknoloji Üniversitesi), Büyükelçi Edwin G. Corr (Amerika-Oklahoma Üniversitesi), Dr. Kenneth Cushner (Amerika-Kent State Üniversitesi),Dr. Faisal Rifai (Suriye-Aleppo Üniversitesi), Dr. Linda Robertson (Amerika-Kent State Üniversitesi), Dr. I.H. Olcay  Ünver (Türkiye-Kent State Üniversitesi).”

Acilen su enstitüsü kurulmalı

Su bakanlığı önerisini ve su üzerine oynanan oyunları nasıl bertaraf edeceğimizi danışmak üzere Su Vakfı Başkanı Prof. Dr. Zekai Şen'in kapısını çalıyoruz.  Şen, “Her kaynak için bakanlık kurmak gereksiz. Ama bir örgütlenmeye ihtiyacımız var” diyor. Avrupa’yı örnek gösteren Prof. Şen, Amerika ve Avrupa’da su kaynakları su enstitüleri tarafından idare edildiğini belirtiyor. Türkiye’de kurulacak özerkliğe sahip bir su bilimleri enstitüsünün DSİ, hidroelektrik santralleri gibi kurumları bu enstitü vasıtasıyla ortak hareket ettirilmeli dedi. Su Vakfı Başkanı Prof. Şen konuşmasının devamında şunlar kaydetti: “ Bu ülkede su kaynaklarının doğru yönetildiğini hiçbir zaman görmedim. Büyük bir sorumsuzluk örneği gösteriyoruz bu konuda. Suudi Arabistan’da bile Su Bakanlığı kuruldu.

Küresel ısınma su gerçeğini yüzümüze vurdu

Ülkemiz bu güne dek su kaynaklarını bize cömertçe veren bir doğaya sahip olduğu için bunu fark etmedik. Ama küresel ısınma bizi vurdukça su politikamızın olmayışı yüzümüze tokat gibi vuruluyor. Kocaeli örneği ortada. İstanbul’da ise 6 aylık suyun kalması bile bir şans. 10 sene önceki İSKİ olsaydı, İstanbul susuzluktan kavruluyor olacaktı. Hava elverişsiz olduğu anda kriz yaşıyoruz. “ Marmara’da yaşanan su sıkıntısını önlemek için öneriler sunan Prof. Şen, şunları söyledi: “ Marmara’daki yeraltı sularının, Sapanca suyunun, İSKİ’ye bağlı su kaynaklarının ve diğer kaynakların Bursa, Kocaeli ve İstanbul tarafından ortak kullanılması gerekiyor.”

Suyumuz artık politik bir meta

AB’nin Fırat ve Dicle’nin yönetimini istemesi, ABD üniversitelerinin Fırat ve Dicle araştırma grupları kurarak ülkemizin su politikalarına bu enstitüler aracılığı ile yaptırımda bulunmasını olumsuzlayan Prof. Şen, bunu yine ülke yönetiminin su kaynaklarına muktedir olamamasına bağlıyor. “ Yurt dışında Türk olduğumun fark edilmediği varılmadığı toplantılara katıldım, bu toplantılarda açıkça gördüm ki ülkemizin suyu yabancıların politik metası haline gelmiş. Sadece Avrupa ve Amerika değil, Arap ülkelerinin gözü de bizim su kaynaklarımızda. Özellikle Fırat ve Dicle üzerine planlar yapıyorlar” diyerek gözlemlerini dile getiriyor.

Dış mihrakları, su politikası oluşturarak bertaraf edebiliriz

Küresel ısınma ile su kaynaklarımızın önümüzdeki 50 yıl içinde yüzde 30’unu kaybedeceğimiz uyarısında bulunan Su Vakfı Başkanı, bu konuda elimizde hiçbir senaryo yok. Biz kaybın sadece içme suyu olacağını düşünüyoruz. Ama hidroelektrik santrallerimizi su yokluğundan durma noktasına gelince, enerji krizi de yaşayacağız. Öte yandan tarım sektörümüz susuzluktan üretim yapamayacak. Gıdasız kalacağız. Acilen bir enstitü kurup, susuzluğun vuracağı bütün kurumları bir araya getirip, senaryo hazırlamalı tedbirler almalıyız. Biz proje üretmezsek, tedbirler almazsak, dış ülkeler bize senaryolarını dayatacak! Su meselesi petrolden bile önemli. Dünya susuz kaldıkça bizim su kaynaklarımıza sahip çıkacak. “Bizim projemiz var” deyip müdahale edecek. Neden böyle olsun?. Bu çok tehlikeli. Enstitüye, su politikasına, susuzluk senaryolarına bu yüzden stratejik olarak da çok gereksinimiz var. Su kaynaklarımızı kendi çıkarına göre yönetmek isteyenlerin karşısına çalışmalarımızı “kapı gibi” koymalıyız.

Yetenek.com

Köşe Yazarları