Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Muhammed Bozdağ

Muhammed Bozdağ, Yazılar, Röportajlar, Duyurular, Açıklamalar, Haftanın Konusu...

Mersin ve Kargıpınarı Seminerleri

3-Aralık-2006
Muhammed Bozdağ´ın Mersin ve Kargıpınarı beldesindeki konferanslarından kesitler...

Mersin Konferansı anısına...

 

 

 

 Eğitim Gönüllüleri Derneğinin organizasyonuyla 02/12/2006 cumartesi günü katıldığım konferans en güzel deneyimlerimden biri oldu. İlk konferans Kargıpınarı beldesinde, diğeri Mersin merkezdeki Kültür Merkezinde oldu.

Mersin ülkenin en güzel şehirlerinden biri. Merkezde modern yapılaşma, yüksek binalar sahil boyunca uzanmış. Ama şehir aşırı göç altında bunalıyor.  Sahillerin betonlaştırılması çok da iyi olmamış. O güzelim palmiye ağaçları sahil şeridinden koparılmış. Doldurulan deniz üzerine inşa edilen binalar inşallah depreme yeterince dayanıklı ve sağlam inşa edilmiştir. Şehir nüfusu yarım milyonun üzerinde, Kargıpınarı ise 15 bin nüfuslu bir belde.

Kargıpınarında turistik bir tesisle  kalıyorum… İki katlı ikişer daireli onlarca blok içerisinde tek başımayım, sessiz, böcek vızıltısı bile yok. Gece vakti laptomu açtım, bu cümleleri yazıyorum, yeni kitabımla, projelerimle  ilgileniyorum. Gelecek Pazartesi günü STV’deki sohbetimiz üzerinde düşünüyorum.  

Gün boyunca bu kış mevsiminde Güneş tepemizde; ama deniz sıcaktı. Hazırlıksız ve zamansız olduğum için geremiyorum, 20 yıl önce yaptığım gibi Akdeniz’e dokunmakla kalıyorum. Kimsecikler yok. Yazın turistlerle kaynıyormuş bu tesis. Bahçesindeki Japon gülleri ne kadar da güzel. Ankara ikliminde yetişseydi bu güzel çiçekleri ekecek bahçe arardım. Sanki  dünyanın en güzel çiçeklerini açıyorlar.

İlginç biçimde  sahil boyunca uzanan binaların arasından geçip birden bambaşka bir ortama, Kargıpınarına giriyorsunuz. Aniden betonlar bitiyor ve küçük bir sahil çizgisinin pırıl pırıl bir ufuk sunduğunu görüyorsunuz.

Kargıpınarı Belediye Başkanı Kerim Şahin çok farklı bir insan. İlk kez böyle bir başkanla tanıştım. Tüm seçmenlerinin tek tek isimlerini bilen; hangi  evde kimin yaşadığını hafızasına kaydetmiş bir başkanla tanışmak bana çok şaşırtıcı geldi. Tüm düğünlere cenazelere mutlaka giden, sakin, mütebessim, yardımsever, gecesi gündünüz olmayan, her akşam mutlaka okuyan ve her gün yürüyüş yapan bir insan. Benim kitaplarımı da titizlikle okumuş; Sonsuzluk yolculuğunu satır satır irdelemiş. Özel bir insan.

Bu arada tanıştığımız, çayını ve greygurt suyunu içtiğimiz eski başkanlardan Ali Yıldırım da ilginç bir portreydi. Çocukları okumuş, her biri ayrı bir mesleğe tutunmuş. O ise, Kargıpınarının arka vadilerinden birinde kurduğu çiftliğinde Avokado, limon yetiştirmekle meşgul. Ay Tarım markalı avokadolarından sunduğu iki kasayı nasıl tüketeceğimi düşünmeye başladım. Bunu Pazartesi günü güneş bakışlı  ekiple birlikte düşünürüz..

Avokada ağaçları çiftliğe tam bir egzotik hava vermiş. Ama halkın bir üzüntüsü var. Limonlar dallarında duruyor. Toplamasının maliyeti satışının gelirini aşmayınca limonlar dalında bekliyor. Söylendiğine göre bir çoğu hasat edilemeyecek ve satılamayacak. Limon pazarının etkili organize edilememesi üzücü. İlk önerim şu: Kahvelerde bekleşmek yerine, bedava da olsa çalışmayı seçerim. Teslim olursanız, tarımı kim kurtaracak.

Mersinden önce Adana havaalanına ilk vardığımda yaşadığım  en güzel sürprizlerden biri, İl Milli Eğitim Müdürünün katkılarıyla eskimez bir dostumla karşılaşmam oldu. Eğitim alanındaki gelişmeleri dikkatle takip eden Çeçen asıllı Doç. Dr. Oğuz Kutlu ile kadim dosttuk; ama ilk kez o akşam yemeğinde yüz yüze geldik. Kendisi iyi bir okuyucu ve bizim kitapların bir çok okura ulaşmasını sağladı. Cisimler resimlerden yeterince iyi anlaşılmıyormuş.  

Öğleyin Kargıpınarında sunduğumuz konferanstan sonra, akşam vakti nihayet konferans salonuna ulaşıyoruz. Mersin kültür merkezindeki salon tıklım tıklım… Eğitimciler ve özellikle geleceğe ümitle bakan coşkulu gençler…  Bir buçuk saate yakın süren konferanstan sonra imza süreci bir yarış havasında geçiyor. Gençlerimizle gurur duyuyoruz. Gelecekleri aydınlık olsun. Dikkatle dinliyorlar; gülüyorlar, not alıyorlar.

Konferansı organize eden Eğitim Gönüllüleri Derneği bir binanın tek katını kiralamışlar. Toplantı ve çalışma salonları var. Başkan Mehmet Kuru ve beraberindeki gönüllü ekip, gençlere en iyi eğitim hizmeti sunabilme yolunda ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar. Çanakkale ziyaretleri en sevdikleri etkinlikler arasında. Yurt dışı gezileri de organize etmişler.

Kargıpınarı Cumhuriyet Mahallesinin 33 yıllık muhtarı da çok şaşırtıcı bir portre. Yörük geleneklerinin, eski dönemin aletlerinin ve yaşama biçiminin yansıtıldığı bir salonun yönetiminden sorumlu. Muhtar Uzun Mehmet.

Uzun boyuyla, başındaki kasketiyle gerçekten şaşırtıcı.. Bu kadar çok yönlü bir muhtarla ilk kez karşılaştım. Şiir kitapları yazmış.. İkisini hediye etti, sağ olsun. Ama kitaplar arkadaşlarda kaldı… Şiirlerini henüz okuyamadım.. İşlerini yürüttüğü  belediyeye ait merkezde halı kilim gibi geleneksel dokumalar da yapılıyor. Şiir dinletileri, Anadolu ozanlarının geleneksel etkinlikleri o tarihi hava içerisinde yaşatılıyor.. Uzun Mehmet kısa filmler bile yapmış. Hala heyecanlı, şunlar bunlar olsun istiyor.

Burada Anadolu’nun o güzel gönülleri arasında tanıklık ettiğim birkaç ismi de zikretmek isterim. İlkönce Kargıpınarı lisesini ziyaret sırasında, çaktırmadan el koyduğum Ahmet Kara hocanın “Başarının Biyolojisi” isimli kitabın adını kayda geçeyim; biyoloji öğretmeni olunca böyle bir başlık düşünebiliyorsunuz… İlginç bir kitap; ilk fırsatta okuyacağım…

Sonra konferans sonrasında karşılaştığım, bakışlarıyla ruhunu yansıtan Esra Özdemir, hem üniversiteye hazırlanıyor, hem de şiir yazıyor.  Şiir kitabını koşuşturma arasından sıyrılarak alelacele hediye etti. Kapağında, küçük bir çınarın gövdesine yaslanmış; şiir kitabına Çınar adını vermiş. Babalara hitap eden ilk şiiri, “Olur da yolun düşerse bu sokaklara, bir sevenin olduğunu unutma” satırlarıyla başlıyor.  Sadece baba sevgisine odaklanmış böyle bir şiir kitabını ilk kez okudum. Bu arada beyingucu.net sitesini kuran Burak Aydınla da tanıştım. Anadolu’da uzaklarda da olsa kendilerini ifade etme gayretini gösteren bu insanlarımızla kültür ve gönül zenginliğimize tanıklık etmek beni çok sevindirdi.

Anadolu’da ne kadar da çok iyi niyetli, sevgi dolu ve yüksek ufuk arayışında insan olduğunu görünce bir yandan seviniyorsunuz; diğer yandan da yeterince fırsatları olmayışına üzülüyorsunuz.

Bir macerayı da böylece tamamladık. STV’de Pazartesi Sabahı, değerli İkbal Gürpınar’ın programında karşılaşmak üzere…   Muhammed Bozdağ

Yetenek.com

Köşe Yazarları