Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Liderlik: İletişim, Öğrenme

Liderlik, iletişim, öğrenme yeteneklerine ilişkin haber ve yazılar...

Gereksiz işten kurtulun!

17-Eylül-2006
Şirket yöneticileri zamanlarının büyük bölümünü gereksiz işlere ayırıyor. Aslında hakiki yöneticilik; organizasyonun ortak amaçlarını, insanlar vasıtasıyla gerçekleştirmektir.
Mustafa Özel
 

 
Gereksiz işten kurtulun!

Şirket yöneticileri zamanlarının büyük bölümünü gereksiz işlere ayırıyor. Aslında hakiki yöneticilik; organizasyonun ortak amaçlarını, insanlar vasıtasıyla gerçekleştirmektir.

Yaptığımız işlerin çoğu, yapmamız gereken işler değildir! Benim çeyrek yüzyılı geçen yöneticilik ve danışmanlık tecrübeme göre:

1. Şirket yöneticileri zamanlarının en az üçte birini sekreterleri tarafından yapılabilecek işlere,

2. Bir o kadarını astlarına devredebilecekleri işlere,

3. Belki üçte birini, şirket dışındaki meslektaşlarına (taşeron usulüyle) aktarabilecekleri işlere harcıyorlar.

Biraz abarttığımın farkındayım. Bu hesaba göre, şirket yöneticilerinin bizzat yapmaları gereken hiçbir şey yoktur. Aslında, hakiki yöneticilik tam da budur: Organizasyonun ortak amaçlarını, insanlar vasıtasıyla gerçekleştirmek. Öğrencilik ve ilk mezuniyet yıllarımızda ekonomi ve siyasetle alakalı hiçbir sempozyum veya paneli kaçırmazdık. Bana öyle geliyor ki, gittiğim her toplantıda Üzeyir Garih mutlaka vardı. Onun kadar olmasa da, İzak Alaton da öyleydi. Peki, koskoca Alarko'yu kimler yönetiyordu?

 

Verimli vakitler önemli işe

 

Pareto ilkesine göre, vaktimizin yüzde 80'ini işlerimizin yüzde 20'sine ayırırız. Eğer bu % 20 gerçekten verimli işlerse, iyi bir planlama yapmışızdır. Aksi halde, vaktimizin çoğunu verimsiz işlere ayırmışız demektir. Yöneticilere etkin zaman kullanımı hususunda yapılan başlıca öneriler şunlardır:

1. Mümkün olduğunca kısa vadeli hedeflerinizi belirleyin. (Aylık, haftalık, günlük ve gerekiyorsa saatlik!)

2. Mutlaka planlı çalışın. Önünüzdeki hafta için şimdiden plan yapın.

3. Etkin zaman planlaması için, altı önemli işinizi önem sırasına göre yazın.

4. Güne, en zor işi yaparak başlayın; böylece stresten kurtulun.

5. Yapılmaya değer olmadığına inandığınız işlere zaman ayırmayın.

6. Her işe, başarınıza yapacağı katkıya göre zaman ayırın.

7. Kolay veya tekrarlı işleri mutlaka ya sekreterinize veya astlarınıza devredin.

8. Aynı nitelikteki işleri bir arada yapılabilecek şekilde tasnif edin.

9. Her şeyi yerli yerinde bulundurun ve kolayca bulabileceğiniz bir düzen geliştirin

10. Önemsiz konularda ayrıntıya girmeden çabuk karar verin.

11. Toplantıları da, katılımcıları da en azda tutun. Fakat gerekli toplantıları yapmaktan veya gerekli kişileri çağırmaktan geri

durmayın.

12. Günün hangi saatlerinde daha verimli olduğunuzu belirleyip, önemli konuları bu zamanlara programlayın.

13. Üst makamlardan veya başka bölümlerden çıkacak karar ve evrakları takip edip süreci hızlandırın, bekleyerek zaman öldürmeyin.

14. Çok önemli olmayan randevuları en verimsiz saatlere bırakın.

15. Şirket-içi toplantıları haftanın/günün belirli saatlerinde yapın; bu saatleri fazla değiştirmeyin.

16. Zor işler arasına kısa zaman alan dinlendirici işler serpiştirin.

 

ACELE KARAR ZAMAN ÖLDÜRÜR

Uzmanlara göre, kötü zaman kullanımının başlıca belirtileri şunlardır:

1. İstiap haddini aşmak; boyuna yüklü bir programı olmak. (10 işi kötü yapmaktansa, 7 işi iyi yapın. Ama sektör ortalamasının altına da düşmeyin!)

2. Teslim tarihine uyamamak. Sürekli gecikmeler yaşamak, sürekli bir şeyleri yetiştirme telaşı içinde olmak.

3. Sorunlara yüzeysel yaklaşmak.

4. Risklerine rağmen, acele kararlar vermek.

5. İşi delege etmekten korkmak veya başkalarının inisiyatifi ele almasından endişe etmek.

6. Kısa günün kazancı peşinden koşup, orta ve uzun vadeli yararı göz ardı etmek. Boyuna günlük krizleri aşmakla uğraşmak.

7. Üzerine alınmaması gereken işleri almayı reddetme hususunda dirençli olamamak.

8. Randevuları zamansız vermek. Önemli olanları geciktirmek veya önemsizlere saatler ayırmak.

9. Duruma hakim olamama duygusu.

10. Mükemmelliyetçi poz takınıp, iyileri yapamamak.

11. Stres yaratıp kıvranıp durmak.

12. Aile ve dostlara hiç mi hiç vakit ayıramamak.

 

 

 

 

Zamanın kaybına yol açan 10 neden

İnsanlar en çok hangi durumlarda gereksiz vakit kaybederler? Yapılan incelemeler zaman kaybına en çok şu on nedenin yol açtığını göstermektedir:

1. Kötü telefon kullanımı. Gereksiz kişilerle konuşmak, gereğinden fazla konuşmak, yazılı olması gereken bazı haberleşmeleri telefonla halletmeye çalışmak.

2. Verimsiz toplantılar. İçeriksiz, iyi düzenlenmemiş veya iyi yönetilmemiş toplantılardan hiçbir sonuç çıkmaz. Zaman kaybının en önemli kaynaklarından biri kötü toplantılardır. Şirketler ne ketum olmalı, ne de geveze.

3. Plansız, randevusuz ziyaretler. (Bu hususta sekreterlere büyük görev düşüyor. Şirket yöneticilerini randevu dışı görüşme taleplerine karşı korumaları gerekiyor!)

4. Uzun ve gereğinden fazla ayrıntılı raporlar.

5. Dağınık veya tepeleme dolu bir çalışma masası. Dolayısıyla, sorunları masada yani sürüncemede bırakma.

6. Yetki devrinde tereddüt, hatta hasislik. Yetki devretmeyene, yetki devredilmemeli!

7. Özel ricalara itibar; görev dışı işlere fazlaca bulaşma.

8. Aceleci olmak; aciliyet bölgesinden ehemmiyet bölgesine bir türlü geçememek.

9. İşleri ağırdan almak, hep son dakikaya bırakmak.

10. Hızlı okumaya alışmamak, her şeyi okumaya çalışmak.

 

 

 

Tecrübeniz doğru yerdeyseniz yararlı

Anne ve yavru deve, ağır ağır yemeklerini yerken; birden yavru, anneye dönmüş ve demiş ki: “Sana bir şey sorabilir miyim anne?”

“Elbette yavrum, sor!”

“Anne, bizim niye hörgücümüz var?”

Anne gururla: “Hörgüçlerle su biriktiririz ve bu sayede çölde çok uzun süre susuzluğa dayanabiliriz.“ “Peki anne, bizim bacaklarımız niye bu kadar uzun ve ayaklarımız yuvarlak?” “Evladım” der anne, biraz daha gururlanarak, “Bu sayede biz, çölün kumlarında herkesten daha rahat ve hızlı hareket edebiliriz.” “Bunu da anladım, peki kirpiklerimiz niye böyle uzun, bazen görüşümü bile bozuyorlar?” “Hayatım, onlar gözlerimizi çölün kumlarından korur, gözümüze kum kaçmaz.” “Anladım. Hörgüçlerimiz çöle daha uzun dayanabilmemiz için su depolar, bacaklarımız uzun ve böylece çölde daha hızlı ve rahat hareket edebiliriz; kirpiklerimiz gözlerimizi çölün kumlarından korur... Peki, New York hayvanat bahçesinde ne işimiz var?”

Beceri, yetenek ve tecrübeleriniz sadece doğru yerdeyseniz işinize yarar. Şu anda neredesiniz?

 

Yetenek.com

Köşe Yazarları