Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Yazarlar

Yetenek.com köşe yazarlarımızın katkılarıyla zenginleşiyor. Yazarlarımıza değerli katkıları için teşekür ediyoruz.

Soruna Odaklanarak Aldanmak

27-Kasım-2014
Sorunun çözümüne odaklanmak yerine soruna odaklandığında insan, hayatındaki sayısız nimetler görüş alanının dışında kalır. Nimeti görmezden gelip, olumsuzluklarla meşgul olması kişinin başlı başına bir sorundur. Nimeti görmeyen nazar sorunları görmeye başladığında sorunlar kartopu misali katlanır, büyür.

 SORUNA ODAKLANARAK ALDANMAK

 

Sayısız nimetlerin içindeki sayılı sorunların karanlığında yaşamaktır, soruna odaklanmak.

 

Ölüm ve afetler gibi kişinin kontrolü dışında gerçekleşenler dışındaki sorunlar kişinin algılayış biçimine göre, sahibine hayatı zindan da eder, zindandan çıkmaya rehberlik de eder.

Sorunun çözümüne odaklanmak yerine soruna odaklandığında insan, hayatındaki sayısız nimetler görüş alanının dışında kalır. Nimeti görmezden gelip, olumsuzluklarla meşgul olması kişinin başlı başına bir sorundur. Nimeti görmeyen nazar sorunları görmeye başladığında sorunlar kartopu misali katlanır, büyür.

Zamanla kişinin hayatında sorun kocaman gözükmeye başlar. Bir sorunu hayatın tamamını kaplayacak kadar kocaman algılamak, başlı başına bir sorundur. Asıl mesele, kişinin sorunu nazarında böyle büyütmesidir. Kişi sorununu böyle kocaman yaptığında, onunla baş edemeyeceğini düşünür ve onun büyüklüğü altında ezilir. Başından yenilgiyi kabul etmiş gibi olur. Sorunu kocamanlaştırmak, çıkış kapısını görmeyi engeller ve sahibini çözümden uzaklaştırır.

Çözüm isteyen kişi, sorunu algılayış biçimini değiştirmelidir. Bunun için sorunu kocamanlaştırmasına sebep olan nazarı düzeltmek gerekir. Hayatındaki olumsuzluklara odaklanmak yerine nimetleri görmeye çalışmalıdır kişi. Her gün bir yığın nimet yağar insanın hayatına… Allah, kulun tüm günahlarına rağmen nimetleri ve fırsatları lütfetmeye devam eder. Kul nimetleri fark etmeye başladığında, hayatında nimetlerin çok sorunların az, nimetlerin kocaman sorunların küçük olduğunu görür. Hayatı kaplayanın sorunlar değil de nimetler olduğunu anladığında; sorunların altında ezilmez, başından yenilgiyi kabul etmez.

Sahibini çözümden alıkoyan bir diğer algı biçimi de sorunu daimi görmektir. Bir sorunu hayatın tamamını kaplayacak kadar sürekli algılamak, başlı başına bir sorundur. Bazen kişi, yaşadığı sıkıntının ömür boyu süreceğini düşünür de hüzünlü, dertli, sorunlu bir geleceği bugünden yüklenmiş olur. Oysaki gelecek belki de onun yüklendiği kadar dertli ve hüzünlü değildir. İnsanın değişken olması gibi sorunlar da değişkendir. Bugün sorun olanın yarına nasıl değişeceği ve sahibini nereye taşıyacağı bilinmez. Bugünün derdini ömür boyu sürecekmiş gibi algılamak, sorunlu bir gelecek kurgusuyla zihne koymak, sorunlu bir geleceğin derdini yüreğe yıkmak, umuda ve yaşama sevincine, bugüne ve yarına kıymaktır.

Bugünden geleceğe kaftan biçmek ve dertli bir geleceği sahiplenmek, gelecek için güzel hedefler koyup faydalı şeylere koşturmak yerine yaşam sermayesini heder etmeye razı olmaktır. Geleceği yalnız Allah bilir, kişi bugünkü sorununun bilmediği bir geleceği kaplayacağını düşünerek umutsuzluğa kapıldığında, haddini aşmış olur. Kula yakışan her daim umutlu olmak, her şeye rağmen umudu korumaktır. Şeytan, kulun elinden umudunu almaya çalışır. Umutlu olmak her şeye rağmen Allah’a güvenmektir, Allah ile aradaki bağı kesmemektir. Kişi, umutsuzluğa kapıldığında Allah’a olan güveni zedelenir. Umut etmekten vazgeçen kişi, Allah’ın her durumu değiştirmeye kadir olduğu idrakini yitirmiş, Allah’a dayanmamış olur. Allah’a dayanmayanın dayandığı her şey yıkılıp yok olmaya mahkûmdur. Umudu terk etmek, yıkıntılar altında kalmak, kaybetmek ve kötü bir akıbete doğru adım adım ilerlemektir.

Diğer bir zararlı algılayış biçimi, sorunu gelişim yolculuğunda aşılmaz bir engel olarak görmek ve böylece adım atmaktan vazgeçmektir. Sorunlar gelişim sürecinin bir parçasını oluşturur. Sorun odaklı olanlar, engele bakıp kalınca yolculuğa devam edecekleri alternatif yolları fark etmeleri zorlaşır. Ve çoğu zaman zorluğu göze alıp sorunlarla gelişmek yerine zorluktan kaçınıp bahane üretmeyi seçerler.

Çözüm odaklı olanlar bir sorunla/engelle karşılaştıklarında bu engeli aşmanın çabasında olurlar. Onlar yola devam etmeye ve gayret etmeye heveslidirler. Tembellik etmeyi değil çalışmayı seçerler. Birileri gelsin de sorunlarını çözsün diye beklemezler, sorunun çözümünde kendileri rol üstlenirler. Sorun odaklı olanlar ise, engelle karşılaştıklarında onu aşmak için çabalamak yerine dert yanmayı seçerler. Söylenirler, şikâyet ederler, anlata anlata büyütürler sorunu… Gayret göstermek yerine gayretsizliklerine bahane ederler sorunları. “şu sorunum olmasaydı bunları şunları yapacaktım.” Gibi ifadeler, sorunları bahane edinenlerin kuracağı cümlelerdir. Sorunların çözümü anlatıp dert yanmakla veya bahane üretmekle değil, emek verip gayret etmekle sağlanabilir.

 Bahaneler hiçbir zaman çözümüm bir parçasını oluşturmazlar bilakis soruna katkı sağlarlar. Bahane üretmek yerine sorumluluk üstlendiğinde kişi, bu sorumluluğun gereğini yapmak için harekete geçer. Bu gayret, soruna odaklanmaktan kurtulmayı ve çözüme doğru bir adım atmayı sağlar.

 ü Bahane üretmek, sorunun parçası olmaktır. Çözümün parçası olmak isteyenler bahaneler yerine sorumlulukları üstlenirler 

ü Gelişimin önündeki engellerden birisi, zihnin çözüm odaklı olması değil sorun odaklı olmasıdır. 

ü Sorun odaklı olanlar, karamsar gözlüklerin ardından bakmaktadırlar hayata ve mutluluğun yerine hüzünleri çoğaltmaktadırlar. 

ü Her sorun zorlasa da biraz daha seni, bil ki her zorlukla beraberdir kolaylık.

ü Sorunlara takılıp sorunları yük edinmeyen kişi, sorunlarla gelişir.

ü Soruna odaklananların en büyük sorunu, sayısız nimetleri görmezden gelmektir.

ü Soruna odaklananlar şikâyeti, nimete odaklananlar şükrü çoğaltır.

ü Şikâyeti çoğaltanların sorunları artarken, şükrü çoğaltanların hayatında nimetler ziyadeleşir. 

  •  Hayatında sorunları büyütmek istemeyen, şikâyeti değil şükrü çoğaltmalıdır. 

 Hayat Yolculuğunda Aldanmak kitabımdan…

 

Yetenek.com

Köşe Yazarları