Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Muhammed Bozdağ

Muhammed Bozdağ, Yazılar, Röportajlar, Duyurular, Açıklamalar, Haftanın Konusu...

Fitne nedir, nasıl korunacağız?

29-Aralık-2013

-Soru: "Bir de öyle bir fitneden sakının ki; o içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz, hepinizi kapsar. Biliniz ki Allah’ın cezalandırması şiddetlidir." (Enfâl: 25) Ayetini paylaştınız ve fitneye karışmayalım dediniz. Bir durumun fitne olduğunu nasıl anlayacağız?
Fitne nedir, nasıl korunacağız?

-Soru: "Bir de öyle bir fitneden sakının ki; o içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz, hepinizi kapsar. Biliniz ki Allah’ın cezalandırması şiddetlidir." (Enfâl: 25) Ayetini paylaştınız ve fitneye karışmayalım dediniz. Bir durumun fitne olduğunu nasıl anlayacağız?

-Cevap: Fitne imtihandır. Bireysel olarak herkesin özel imtihanı/fitnesi vardır. Biz esas Kuranın cinayetten kötü olduğunu söylediği toplumsal fitneden söz ediyoruz. Fitne topluma, balığa oltayla uzatılan yem gibi sunulur. Siz iyi, dürüst, ahlaklı, yararlı bir şey yaptığınızı düşünürsünüz; ama görüş darlığı veya taklit size yutacağınız yemin ucundaki oltayı göstermez.
Sosyal fitnenin üç göstergesi a-dış düşmanla değil, iç kitleler arasında anlaşmazlık çıkması, b-iç kitlelerin birbirini suçlayıp tartışması ve b-tartışmada kimsenin kimseyi dinlemeye, anlamaya çalışmamasıdır. Tartışma topluma yayılmıyor, iki kişi arasında kalıyor ve taraflar birbirini dinliyorlarsa o sosyal fitne sayılmaz.
Kitlelerin egolu tartıştıkları her çatışmada fitne vardır. Fitnede herkes kendi doğrusuna taparcasına inanır ve çatışma kavgadan başka bir şeye hizmet etmez. Türkiye’yi paramparça etmek için son yıllarda öldürücü bir öfkeyle hazır bekleyen düşmanlar çevremizdedir ve üstelik onlar halen dünyayı yöneten güçlerdir. Hedefleri Myanmar’da Müslümanları diri diri yaktırdıkları gibi İslam’ı yeryüzünden tamamen silmek ve her şeyin tek sahibi olmaktır.

Evinizin/yani devletinizin güvenliğini sarstığınızda bilin ki, tuzaktaki sırtlanlar pençe vurmaya hazırlanmaktadır. O zaman haklılığın haksızlığın önemi yoktur. Yuvayı kurtarmak için sırtlanlarla boğuşa babaya adaletsizlik ediyor diye yardım etmeyen evlatlar kendilerine ihanet ederler. Çünkü aileyi bir arada tutan baba devrilince çil yavruları gibi dağılan evlatlar tek tek avlanacaktır. Bu yüzden fitne de çatışan haklı taraf da suçludur, haksız taraf da.

-Peki durumun fitne olduğunu anladığımızda nasıl korunacağız?
Peygamberimiz (asm) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet yaklaştıkça fitneler çoğalır. Böyle zamanlarda kenarda kalan, ileri atılandan, oturan ayakta olandan, ayakta olan, yürüyenden, yürüyen de, koşandan hayırlıdır, evinizde oturun, fitneye karışmayın! (Ebu Davud)”

Öyleyse fitnede en haklı insan o kavgadan kaçan, kavganın tabana yayılmasını önlemeye çalışan insandır. Ordular çoluk çocuğu ön safa sürmez. Hayvanlar bile boğuşacaklarsa önce yavrularını gizlerler. Ben haklıyım diye fitnenin içerisine dalan masum kimse tertemiz yuvasını ateşe vermiş olur. Dindarlığı, gözyaşı onu içerisine daldığı fitnenin hançerinden kurtaramaz. Umuma musibet geldiğinde masumlar muaf değildir. En büyük fitne devrindeyiz. Bizi yenemeyecekleri askeri sosyal ve ekonomik güce ulaşıncaya kadar da her türlü iç kavga fitnedir.

-Peki ama kötülükle mücadele etmeyecek miyiz?
Elbette edeceğiz. Ancak akıllıca edeceğiz. Mümin ehvenişşerre inanır. Yani daha büyük kötülüğü önlemek için daha küçük kötülüğü sineye çeker. Siyasi grubun tarafgirliği adaletsizliktir. Ancak dini grubun tarafgirliği daha büyük adaletsizliktir. Siyasetin torpilciliği haramdır. Ama dindar bir grubun torpilciliği daha büyük haramdır. Siyasetin kötülüğü temizlenebilir; ancak bir kötülüğü din adına yapıp görmezden gelmenin kötülüğü kolayca temizlenemez. Allah'ın yüce dinine ihanetin felaketi daha feci olur. Mümin hakkı savunurken Allah'ın emretttiği din kardeşliğinin üzerine basıp geçemez. Emaneti ehline değil de kendi siyasi veya dini grubuna vermeye çalışan adaletli sayılamaz.

Kötülükle mücadelenin yolu kendimizde başlamak ve topluma iyi örnek olmaktır. Kendisi kirli olan, elinden gelse torpili kullanmaktan çekinmeyen, kötülükle mücadele ettiğini sanmasın. Temizlik ancak temiz kimselerin eliyle yayılır. Kimse kimseyi zorla değiştiremez. Allah her millete layığını verir ve kimse de kavgayla milletin layığını değiştiremez. Mücadele önce iç barışı güvene almaktır. İç barış güvendeyse elinizden geleni yapın. İç barış tehlikedeyse, orada yaşayamayan hicret etsin. Dr. Muhammed Bozdağ
Yetenek.com

Köşe Yazarları