Sevgi Zekası: Öz sevgi

İnsan çevresindeki karanlıklara değil, hayallerindeki aydınlıklara gidiyor. İçinizdeki şükür ve kanaat, yüzünüzde nura ve süknete dönüşür.

Dr. Muhammed Bozdağ

Rumuz:
Şifre:
Site İçi Arama:
Flash Player yüklemek için tıklayın

Yazarlar

Yetenek.com köşe yazarlarımızın katkılarıyla zenginleşiyor. Yazarlarımıza değerli katkıları için teşekür ediyoruz.

Ne Kadar Seviyoruz?

1-Mart-2013
Yaradan bize cenneti vaad etmeseydi ve; ’’ Sadece beni sevdiğiniz için sizden istiyorum.’’ deseydi acaba ne kadarımız emirlerine özenle riayet etmeye devam ederdik?


Ne Kadar Seviyoruz?

Bizi yoktan yaratanı,bize gözler ve gönüller vereni,bizi yedirip içireni,hasatalanınca bizi iyi edeni,bize rızkımızı vereni,bizim için gökten tertemiz su indireni,bizim için yerden gıdalar bitireni,gökleri,dağları, denizleri emrimize vereni,bize doğruyu ve yanlışı öğreteni,en büyük hatalarımızı ve kusurlarımızı affedeni,merhametlilerin en merhametlisi olanı,bize sayısız nimetlerle dolu cennetleri vaad edeni ve sözünü mutlaka tutanı ne kadar seviyoruz?

İnanlar;’’Seviyoruz tabi ki hem de çok seviyoruz’’ diyecekler. Peki bu sevgiyi ölçmeye kalksak nasıl bir sonuç çıkar? Kendimizi aldatmamak için bir ölçü bulmak gerek elbet. Bulacağımız ölçüler de maddi olmalı ki tam olarak sonucu görelim. Nefsimiz bizi kandırmasın yine… 

Sabah akşam gözlerinin içine baktığımız,sevgilerinden içimizin kıpırdadığı,varımızı yoğumuzu feda edebileceğimiz çocuklarımız kadar seviyor muyuz bizi yaradanı? Allah sevgisinden içimiz kıpır kıpır oluyor mu? Ya da günün birinde aşık olduğumuz,düşününce kalbimizin ısındığı,hep yanında olmak istediğimiz,yanımızda yokken hayalini kurduğumuz,geceleri rüyalarımıza giren bir insan oğlu kadar sevebildik mi Allah’I en azından hayatımızın bir döneminde? En basitinden,elde etmek istediğimiz son model bir otomobil,güzel bir ev veya kariyerli ve bol kazançlı bir meslek kadar bile arzu edebildik mi Allah’ı?  

Yoksa her müslümanın çocukluktan başlayarak muhatap olduğu; ‘’ En çok kimi seviyorsun? ‘’ sorusuna,ezberden; ‘’Allah’,Peygamberimizi,anne babamızı…’’ şeklinde devam eden klasik ve rutin cevabımızla sevdiğimizi mi zannediyoruz?

Yaradan bize cenneti vaad etmeseydi ve; ’’ Sadece beni sevdiğiniz için sizden istiyorum.’’ deseydi acaba ne kadarımız emirlerine özenle riayet etmeye devam ederdik?

Belki kendi kendime sorduğum bu sorular bazıları için acıtıcı gelmiş olabilir. Onlar haklarını helal etsinler. Bu fakirin zaten bu konuda vicdanı her daim acımakta!...

 

sefa.safi@yahoo.co.uk


Yetenek.com

Köşe Yazarları